<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>Diyeti.NeT</title><description>Diyet, Diyetler, Saglikli Beslenme, Zayiflama, Güzellik, Bakim</description><link>http://www.diyeti.net</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Gebelikte Beslenmenin Önemi 1 !</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Gebelikte_Beslenmenin_onemi_1_.html</link>
<description>&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;gebelik döneminde anne ve bebek sağlığını etkileyen faktörler...&lt;br&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;en önemli unsur annenin yeterli ve dengeli beslenememesidir.anne bu durumda kendi ihtiyaçlarını ve bebek için&amp;nbsp; önemli besinsel gereksinimleri&amp;nbsp; karşılayamaz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çocukluk çağında yani küçük yaşta veya geç yaşta doğum yapması .&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;annenin gebelik sayısı ,son iki hamilelik arasındaki süre , gebelikte geçirilen enfeksiyonlar.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;besinlerle küf&amp;nbsp; ,mantar ve&amp;nbsp; pestisit artıkların alınması. anne ve bebek sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;kullanılan ilaçlar.annenin kronik hastalıkları , alkol, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;artan enerji ve protein gereksinmesinin karşılanmaması annede ağırlık azalmasına neden olabilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;gebelikte artan gereksinmeler karşılanmadığı takdirde anemi, diş çürüklüğü , osteomalasi gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;dengesiz ve yetersiz beslenen gebelerde toksemi görülme riski daha fazladır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;yetersiz protein alımına bağlı ödem oluşabilir.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;</description>
</item><item>
<title>Kıskançlığınız Hangi Türden?</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Kiskancliginiz_Hangi_Turden?.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İlişkileri ve romantizmi kimi zaman tüketen, kimi zaman da güçlendiren kıskançlığın türleri olduğunu biliyormuydunuz&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;?&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;gerçek yada sanal tehditler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;kıskançlığın tarifi her ne kadar onu yasayan her kişiye göre farkli bir biçime bürünse de, fazlası istenmeyen, yokluğu da çekilmeyen bu garip duygu halinin psikologlar tarafından kabullenilen tek ve genel bir tanımı bulunuyor: değerli bir ilişkiye veya onun niteliğine tehdit algılanması durumunda verilen karmasik bir tepki... bu karmasik tepkinin içsel ve dışsal öğeleri bulunuyor. İçsel öğeler, genellikle dışardan görülmeyen duygular, düşünceler ve fiziksel belirtileri içeriyor: gücenme, kendini suçlama, rakiple kendini karsılaştırma, toplum içindeki imajının sarsılmasından duyulan endişe ve kendine acıma gibi...&lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;kıskançlık fiziksel anlamda yüz kızarması, ellerde titreme ve terleme, nefessiz kalma, mide krampları, baygınlık hissi, hızlı nabız ve uyuma güçlüğü gibi semptomlarla belirebiliyor. bu duyguyu oluşturan dışsal öğeler ise sorun hakkında açıkça konuşma, bağırma, ağlama, konuyu önemsemiyor gibi görünme, alaya alma, karşılık verme veya şiddete başvurma gibi kolayca görülebilir bazı davranışlarla ifade ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kıskançlık tepkisi, ilişkiye bir tehdit algılanmasıyla tetikleniyor. algılanan tehdit gerçek ya da sanal olabiliyor. Örneğin bir erkek karisinin başka erkeklere ilgi duyduğunu düşünürse, tehdit onun çılgın hayalinden kaynaklanmasına rağmen yoğun bir kıskançlıkla tepki gösterebiliyor. Öte yandan evliliğinde kendini güvende hisseden bir erkek karisi başka erkeklerle yakin ilişkideyken bunu ilişki için tehdit olarak algılamıyorsa kıskançlıkla tepki vermeyebiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kıskançlık tepkisini doğuran duyguların kişiden kişiye öncelikleri de değişebiliyor. kimileri için kıskançlığın en önemli öğesi terk edilme korkusuyken, bazıları için birincil öğe başkalarının gözünde değer yitirmek olabiliyor. bazıları için en acı veren olay ihanete uğramakken, kimileri için en önemli öğe rekabet olabiliyor. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;temelde neler var ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kıskançlık değişik şekiller ve değişken yoğunluk derecelerinde görülmesine rağmen bir eğilimle karsı karsıya gelme veya bir olayın tetiklemesiyle ortaya çıkıyor. bu eğilim içinde yetiştiğimiz kültür tarafından biçimlendiriliyor. bazı kültürler kıskançlığı körüklerken, diğer kültürler kıskançlığı hös görmeyebiliyor. kıskançlık eğilimi bireyin yetiştiği aile tarafından da yönlendiriliyor. anne ya da baba arasında aldatma ya da kıskançlık krizlerinin yaşandığı bir ailede yetişen kişi, anne ve babanın güvenli bir sevgiyle birbirine bağlı olduğu bir ailede yetişen kişiye göre kıskançlığa daha fazla eğilimli olabiliyor. Çocukluk dönemini kardeşleriyle rekabet duygusu içinde geçirmiş olan bir insanin kıskançlığa eğilimli olma ihtimali de yüksek olabiliyor. &lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;'sosyobiyolojik yaklaşım'&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; kadın ve erkeğin doğuştan kıskançlık eğilimlerini cinsiyet farklılıklara bağlarken "sosyopsikolojik yaklaşım" kıskançlığın nedenlerini kültürel normlarda arıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çocukluk travmaları yasayan bir kişi yetişkinlik döneminde bunun yansımalarını alınganlık, korku veya güvensizlik olarak yasayabiliyor. asık olduklarında duygularına karşılık gördükleri zaman bu korkular azalıyor ve kendilerini güvende hissediyorlar. asık olunan insani kaybetme korkusunun kıskançlık tepkisine dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;sizin kıskançlığınız hangisi : normal mi, anormal mi ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kıskançlıkla verilen bazı tepkiler o kadar aşırı olabiliyor ki, bunların patolojik olduğunu görmek için uzman olmak gerekmiyor. normal kıskançlık köklerini gerçek tehditten alırken sanrılı kıskançlık gerçek veya olası tehdidin bulunmaması durumunda da devam ediyor. sadik karısından şüphelenen ve onu takip eden adam sanrılı kıskançlığa iyi bir örnek olabilir. anormal kıskançlık tanımlamasıyla tarif edilen kıskançlık türleri ise kronik ve akut kıskançlıklar olarak biliniyor. akut kıskançlık hiç kıskanç olduğunu düşünmeyen, ancak partneri tarafından aldatıldığında bunu keşfeden kişilerde görülüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kıskançlıkla baş edilebilir mi ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;uzmanlar, kendisine kıskançlık sorunuyla başvuran kişilerin en sik sordukları sorulardan birinin "kıskançlık yenilebilir mi?" olduğunu söylüyor ve kendisinin verebildiği yanıtın "evet, ama zorlukla" olduğunu da eklemeden geçemiyor. uzmanlara göre diğer tüm duygusal deneyimler gibi kıskançlık da doğru şekilde ele alındığında gelişime yol açabiliyor. kıskançlıkla bas edebilmek için yapılması gereken en öncelikli şey bir uzmana başvurmak. uzman kontrolünde yapılan terapide ilk aşamada kıskançlık sorununun farkına varmak konusunda çaba gösteriliyor. daha sonra bu konuda bir şeyler yapma sorumluluğunu almak, ne yapılabileceği ve yapılması gerektiği konusunu açıklığa kavuşturmak, yeni yöntemler üretmek ve eski yöntemleri geliştirmek gibi aşamalar izlenerek çözüme ulaşmaya çalışılıyor. kıskançlık sorununun farkına varmanınsa iki unsuru bulunuyor: bunlardan biri sorun olduğunu fark etmek, diğeri ise sorunu kıskanç kişinin suçu olarak görmek yerine ilişkinin belirli dinamiklerinin veya belirli bir durumunun işlevi olarak değerlendirmek. İnsanlar bunun farkına varınca, basa çıkmanın odak noktası, "beni bu kadar kıskanç yapan şey nedir?" sorusundan, "kıskançlığımın bu kadar kolay ortaya çıkmasını önlemek amacıyla durumu değiştirmek için ne yapabilirim?" sorusuna kayıyor. kıskançlık yaratan ilişkide belirli davranışlar belirli çabalar sonucu değiştirilebiliyor. Çünkü kıskançlık "sadece farkında olmakla aşılabilecek bir tutkunluk patlaması" olarak tanımlanıyor. &lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Aile İçi Saygının Önemi</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Aile_ici_Sayginin_onemi.html</link>
<description>&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;akıllı erkek, eşini korku ve baskıyla değil, saygıyla kendine bağlar &lt;br&gt;evlilik bir arkadaşlıksa başı derde düşen veya yanlış bir şey yapan kadının, "ben şu yanlışı yaptım." diye ilk koşacağı kişi eşi olmalıdır. kendisinin sevildiğini, değerli ve güvende olduğunu hissetmelidir.&amp;nbsp; &lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;kadın kocasının istediği yemeği yaparken dalgınlıkla yakmıştı. korkusundan ne yapacağını bilmiyordu. Çünkü eşi gelmek üzereydi ve hazırlayacak bir şeyi de yoktu. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;komşusunun "bir yemek yakmak için bu kadar korkulur mu?" sözlerine "siz onu tanımıyorsunuz. bu evde her şey dediği gibi olmalı, aksi takdirde dünyanın çivisi yerinden çıkar." diyordu. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;biraz sonra kocası geldiğinde komşu bağırma seslerini duymamak için kapıları kapatarak en iç odalara kaçmıştı. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;İşte böyle !&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;kimi erkek evlilikte eşinin üzerine baskı kurup gözünü korkutuyor. bunu da bir eğitim olarak görüyor. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;"kadın kısmını başı boş bırakmaya gelmez. dizginleri elinde tutmazsan gün gelip seni dinlemez." diye düşünüyor. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;bir nevi kadını,&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;'dur'&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; dediği yerde duracak,&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;'koş'&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; dediği yerde koşacak bir yarış atı gibi görüyor. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;halbuki evlilikte erkek para makinesi, kadın da yarış atı değildir. evlilik paylaşma ve yardımlaşmadır. daha doğrusu bir anlamda arkadaşlıktır. böyle düşünen eşlerin hayatında baskı ve korkunun yeri olmaz. Çünkü onları birbirine bağlayan şey, sevgi, saygı ve güven üçgenidir. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;evlilik ipine sevgi, saygı ve güven düğümü atmayanların evlilikleri çabuk bozulur. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;genelde kadın, evlilikte başını yaslayacak yumuşak bir omuz ister. Şayet erkek komutan edasıyla eşini emir eri gibi görür, koyduğu kurallara uymadığında cezalandırırsa zamanla kendisini değersiz görmeye başlar. kendine olan öz güvenini yitirir. baskı altında kaldığından içine kapanarak depresyona girer. oysa, mutlu bir evlilikte kadın düşüncelerini çekinmeden eşine anlatabilmeli; eşi "bu konuda sen ne düşünüyorsun, senin fikrin nedir?" demelidir. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çünkü en güçlü kadın bile güvenebileceği, kendisine destek olacak, koruyup kollayacak dünyanın fırtınalarından sığınacak sığ bir liman arıyor. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;kimileri kadını oraya buraya saçılmış çiçek, erkeği ise onu taçlandıracak bir vazo olarak nitelendiriyor. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Öyleyse vazo, çiçekleri içine hapsetmeyip, güzelliğini ortaya koymalıdır. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Şu bir gerçektir ki, düşman tarafından istila edilmiş ülke, korkunun pençesinde kıvranır. her evi bir ülke kabul edersek o ülkede hür yaşayan kadın mutludur. mutlu kadınsa ülkesinin bağrında yaşayanları mutlu eder. korku ve baskı topraktan başını çıkaran filizin üstüne düşen kaya gibi kadının maddi ve manevi varlığını ezer. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;evlilikte korku ve baskı değil saygı hakim olmalıdır. kadın kocasından korkmak yerine saygılı davranmalıdır. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;akıllı erkek, eşini baskı ve korkuyla değil, saygıyla kendine bağlar. korku nefreti, sevgi ise saygıyı doğurduğundan eşinin ayaklarına prangalar vurmaz. yüreğini korku ateşinde yakmaz. gözlerini özgür günlerin hasretiyle uzaklara baktırmaz. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;bilir ki, korku dağlarının vahşiliğinde hapsolmayıp sevgi vadisinin hür havasını teneffüs eden kadın, mutlulukla coştukça eşini de coşturur. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;</description>
</item><item>
<title>Eviniz İçin Pratik Bilgiler 1</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Eviniz_icin_Pratik_Bilgiler_1.html</link>
<description>&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;evinizde kolaylıkla uygulayabileceğiniz pratik bilgiler.&lt;br&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;kadife ve ipekli elbiselerinizi buharlı bir banyoya asın.buhar onların tüm kırışıklıklarını alacaktır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;evinizde hayvan besliyorsanız ve bunların tüyleri koltuklarınıza, kanapelerinize bulaşıyorsa elinize yapışkan bir bant sarın ve tüylü olan yerlerde gezdirin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;yeni yıkanmış nemli halınızın üzerine mobilyalarınızı koymadan önce ayaklarının altına biraz alüminyum folyo koyun. böylece izlerin çıkmasına engel olacaksınız.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;tahta salata kaplarınızı suyun içerisinde bekletirseniz çatlarlar. bunu önlemek için kullandıktan sonra bekletmeden yıkayıp, kurulayın. böylece tahtaların bozulmalarını önlemiş olursunuz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çekmecelerinizin rayları takılıp kolayca kapanıp açılmıyorsa biraz sabun sürün. rahatça açılıp kapandığını göreceksiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alümiyum folyo koyun. sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;</description>
</item><item>
<title>Mutfağınız İçin Pratik Bilgiler</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Mutfaginiz_icin_Pratik_Bilgiler.html</link>
<description>&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;unlarınızın böceklenmesini önlemek için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyarak muhafaza edebilirsiniz. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;br&gt;cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için cevizleri bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. böylece içleri dağılmayacaktır. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;fırında patates yapmadan önce , 10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.patatesleriniz daha kolay pişecektir. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesi ve büzüşmesi önlenmiş olur. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;yumurtaların haşlanırken çatlamaması için, kaynatma suyuna bir çorba kaşığı sirke ilav edin.&amp;nbsp; &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;patateslerinizi mutlaka kuru ve serin bir yerde saklayın. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız, bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin. böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın. kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz. böylece pasta yaparken elinizin altında hazır olur.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;sarımsak doğrarken bıçağa yapışmasını istemiyorsanız, kesme tahtasına biraz tuz serpiştirin. &lt;br&gt;&amp;nbsp; &lt;br&gt;hazırladığınız soslarda harika tatlar oluşturmak için soya ve susam yağı kulanabilirsiniz. ancak bu yağların yüksek ısıda pişirilmesi doğru değildir. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;eğer tencere kapağınızın tutucağı kırıldıysa onun yerine şarap mantarı geçirebilirsiniz. böylece hem tutacak görevi yapacak, hem de izalasyon. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;yeni bir yemek tarifi denerken, yemek kitabınızı şeffaf bir torbanın içerisine geçirirseniz, onu kirletmemiş olursunuz.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;pasta yaparken katı yağ kullanacaksnız onu rendenin kalın tarafı ile rendelemeyi deneyin. küçük parçalar haline gelen margarin daha kolay işlenir. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsanız kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz. ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;eğer galeta ununuz bittiyse ve ekmeğiniz de yoksa mikser ya da blenderdan geçireceğiniz kornfleksler aynı işlemi görecektir. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;sert etlerinizi eşit miktarda sirke ve sıvı yağ içerisinde bekletin. yumuşadığını göreceksiniz. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun. böylece daha lezzetli olur.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. havuç salçanızı (sosunuzu) tatlandıracaktır. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;fırın torbasında tavuk pişirirken; malzemeleri doldurduğunuz fırın torbasının üzerine bir kaç delik açın. böylece daha çabuk ve iyi pişer. ayrıca fırın torbasının içerisine bir kaç diş sarımsak koyarsanız lezzetine doyum olmaz. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün, yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. tavuğunuz nar gibi kızaracaktır. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. daha sonra pişirin. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;2 Çorba kaşığı yoğurdu, sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın. fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün. Çok daha lezzetli olacaktır. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;c vitamini ısı ile çok çabuk kaybolur. bunun için c vitamini içeren sebze ve meyveleri fazla bekletmeden taze olarak tüketin. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;satın aldığınız havucun yapraklarını atmayın, salatalarınızda kullanın. Çünkü bu yapraklarda kemik erimesini önleyen kalsiyum bol miktarda bulunur.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;hazırladığınız kekin, fırında pişirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;satın aldığınız kültür mantarlarını kese kağıdında ağzı kapalı olarak buzdolabının sebze bölümünde saklıya bilirsiniz. en az 2-3 gün tazeliklerini kaybetmezler. mantarları hiç bir zaman plastik torbada muhafaza&lt;br&gt;etmeyin çünkü yapış yapış olurlar. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;yumurta yüksek ısıda sülfirikasit çıkaran bir besin olduğu için on dakikadan fazla haşlamayın.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;tencerede kalan soslu makarnayı ısıtmak çoğu kişiye zor gelir. Çünkü tencerenin dibi tutar yada alt tarafı ısınır üzeri soğuk kalır. makarna kabını kaynar su dolu tencerenin içerisine koyun (benmari usulü) bir süre ocak üzernde bekletin. böylece makarnanız kolayca ısınacaktır. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yada limon suyu koyun.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;hamur açarken merdane yerine içi buz gibi su dolu bir şişeyi deneyin. hamurunuzun daha kolay açıldığını göreceksiniz. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır. kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.&amp;nbsp; &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz. &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;kavanozdaki hardal kurumaya başladıysa içerisine birkaç damla limon suyu yada sirke ile toz şeker ilave edin iyice karıştırın &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;uzun süre saklanan kuru soğanlar filizlenmeye başlar ve tazeliğini yitirerek çürür. kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.&amp;nbsp; &lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt;Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin. kokteyllerin içerisine bunları kullanın. böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir &lt;br&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;katı yumurtayı parçalamadan kesmek için kullanacağınız bıçağı önceden sıcak suyun içerisine koyup ıslatın ve kesin. dağılmayacaklardır. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Lekeler Kabusunuz Olmasın</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Lekeler_Kabusunuz_Olmasin.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;elbisenizde veya koltuğunuzda lekeler mi mevcut ?bu haber tam size göre...&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;ellerinizdeki taze ceviz lekesini Çıkarmak İçin...&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;ellerinizi bir iki dakika kadar sirkeye batırılmış pamuk ile ovun. sonra soğuk su ile ovalayarak yıkayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çay ve kahve lekelerini Çıkarmak İçin...&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Çay ve kahve lekelerini karbonatla çıkarabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;zeytinyağı lekesi İçin...&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;bir lokma ekmek içini yuvarlayın ve lekenin üzerinde gezdirin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;meyve suyu lekeleri İçin...&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;lekeli alana hemen tuz dökün. İlk yıkamada lekenin çıkmış olduğunu göreceksiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;etiketini söktüğünüz eşyalar Üzerinde kalan lekeler İçin...&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;lekenin üstüne mobilya cilası döküp biraz bekledikten sonra nemli bezle silin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>.Buzdolabına Sinen Kötü Kokular</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Buzdolabina_Sinen_Kotu_Kokular.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;buzdolabınızda oluşan kötü kokulardan kurtulmanın yolları&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;buzdolabınızda oluşan ve bir süre sonra kötüleşen kokulardan kurtulmanın yolları ;küçük bir kaba bir miktar süt koyup ağzı açık bir şekilde buzdolabında bulundurmaktır.&lt;br&gt;göreceksiniz süt bir süre sonra bütün kötü kokuları emmeye başlayacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bir başka öneri ise; vanilyaya batırdığınız pamuğu buzdolabınıza koyduğunuz takdirde kötü kokulardan kurtulmuş olursunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Ev İçin Pratik Detaylar</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Ev_icin_Pratik_Detaylar.html</link>
<description>&lt;p&gt;hepimiz evde elimiz kolumuz bağlı tamirci beklemek zorunda kalırız çoğu zaman halbuki öyle küçük bir sorundur ki halledemediğimiz&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;ezilmiş halılar&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;halılarınızın ezilmiş yerlerini düzletmek için, ıslak bir bezle ılık ütüyü bu ezilmiş yerlerin üzerinde gezdirin bu işlemi yaparken ütüyü çok fazla bastırmamaya çalışın ezilmiş olan kısımların dikleştiğini göreceksiniz gerekirse biraz da fırçalayabilirsiniz&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;Çiçekleriniz bozuluyorsa&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;evinizdeki çiçekler bazen böcek yüzünden kurur onların çiçek köklerini yemelerini önlemek için sigara külünden yararlanın Çiçek köküne dökeceğiniz küller, böceğin hastalanıp ölmesini sağlar &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;koltukların tozunu alırken&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;elektrik süpürgeniz yoksa ve koltuklarınızın tozunu almanız gerekiyorsa, şu yöntemi uygulayın tozunu alacağınız eşyanın üstüne nemli bir bez yayın, beze sopa ile vurarak tozunu çıkarın Çıkan toz nemli beze yapışacaından hem oda tozlanmaz, hem de eşyalarınız tertemiz olur &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;güvelerden kurtulmak İçin&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;güvelerin dolaplarınızı istila etmelerini önlemek için, büyükçe bir portakal alın, üzerine kabuğu görünmeyecek kadar sık biçimde karanfil batırın bu karanfilli portakalı giyecek dolabınıza ya da sandığın bir köşesine koyun böylece güveleri giyecek dolaplarınızdan uzak tutmuş olursunuz &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;tahta kapı ve Çerçeve temizliği&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;ellerinizin beyaz veya açık renge boyanmış kapı ve tahtalar üzerinde nasıl kötü izler bıraktığını bilirsiniz tahta eşyalar böyle kirlendiği zaman yapacağınız işlem şundan ibaret: Çiğ bir patatesi ortadan ikiye bölün ve lekeli yere hafifçe sürün lekeler hemen yok olacak ve eşya eski haline dönecektir ayrıca tahta eşyayı temizlemek için şu yöntem de çok etkilidir İki çorba kaşığı çayı kaynar su içine atın su soğuduktan sora renkli kapı veya tahta eşyayı sünger yardımıyla bu su ile yıkayın yuşak bir bezle kurutun &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;paslı eşyalar&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;makas ve bıçaklardaki pas lekesini çıkarmak için en iyi çare gazdır pas olan yeri birkaç defa gaza batırılmış bir bezle silin sonra da yünlü bir kumaş parçasıyla kurulayın &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;kahve dökülürse&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Üzerinize veya halıya kahve dökülürse, lekeyi soğuk suyla ıslattıktan sonra hemen birkaç damla gliserin ile çitileyin &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;Çivi Çakmak İçin&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;duvara büyük çivileri çakmak hiç de kolay değildir İnsanı oldukça uğraştırır ve sıvanın dökülmesine de neden olabilir bunu önlemek için çiviyi çakmadan önce sabuna bulayın böylece çivi duvara kolayca girer&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Sabah Güzelliği İçin İpuçları..</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Sabah_Guzelligi_icin_ipuclari.html</link>
<description>&lt;p&gt;• yatmadan önce mutlaka retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze iyice sürün sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz, ışıl ışıl görünecektir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;• eğer cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü her zaman salisilik asit içeren bir temizleyiciyle iyice yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;• saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza mutlaka havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;• sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için, yatmadan önce tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;• saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun böylece birbirlerine dolaşmazlar, hem de düzgün dalgalarınız olur&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Makyaj Malzemelerindeki Tehlikeler</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Makyaj_Malzemelerindeki_Tehlikeler.html</link>
<description>&lt;p&gt;arkadaşınızın ruju uçuk yapar rimeli enfeksiyon en yakın arkadaşınızın ruju ya da kozmetik reyonunda sürdüğünüz rimel cildinizde bakteri ve mikrop oluşumuna neden olabilir memorial hastanesi dermatoloji bölümü’nden uzm dr ayfer bankaoğlu[bir başkasının makyaj ürünlerini kullanmanın yaratacağı etkiler hakkında bilgi verdi eller yıkanmalı makyaj yapmadan önce eller mutlaka yıkanmalıdır Çünkü ellerdeki kir ve bakteriler makyajla birlikte yüze bulaşabilir diğer bir önemli nokta ise özellikle çok sayıda insanın kullandığı likit makyaj malzemelerinin bakteri üretmesidir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;fondöten mikrop yuvası&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;parmakla sürülen makyaj malzemelerinde elde biriken tüm bakteri ürünün içine yerleşir ve bu şartlarda bakteriler çok hızlı bir şekilde ürer yani eller yıkanmadığı taktirde makyaj malzemeleri mikrop yuvası haline dönüşebilir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;arkadaşınızın rujunun rengiyle birlikte uçuğu da deneyebilirsiniz&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok yakın bir arkadaşınız dahi olsa başkasının ruju kesinlikle kullanılmamalıdır Şayet rujunu kullandığınız kişinin uçuk gibi bir enfeksiyonu varsa rujla birlikte onu da denemiş oluyorsunuz bir başkasının da rujunuzu kullanmasına kesinlikle izin vermeyin fakat rujunuzu arkadaşınıza vermek zorunda kalırsanız bütün ruju çöpe atmaya da gerek yok rujun ucuna biraz kolonya damlatın ve sonra kağıt mendille silin parfümerilerde tester olarak kullanılan rujları denemeyin denemek zorunda kalırsanız satış uzmanından rujun üst kısmını sıyırmasını isteyin&lt;br&gt;başkasının maskarası görmenizi dahi engelleyebilir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;modern likit maskaralarda aplikatör tüpün içine sokulu tutulduğu için maskaraya bakteri bulaşması için birçok fırsat doğmaktadır bu bakteriler arasında en korkulan özellikle kornea enfeksiyonudur ve görmeyi kalıcı bir şekilde etkileyebilir her ne kadar maskaralarda koruyucular bulunsa bile maskara tüplerini ilk kullanımdan 3 ay sonra atmak ve aynı maskara tüpünü başka kişilerin kullanmamasını sağlamak gerekmektedir tekrarlayan bakteri enfeksiyonları için kişilerin solvent bazlı maskaraları tercih etmeleri gerekmektedir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;fırçalar bakteri ve mikrop yuvası&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;makyaj malzemeleri arasında hijyenine dikkat edilmesi gereken en önemli ürünlerden biri fırçadır kaliteli bir fırça temiz ve dikkatli kullanılırsa 3- 5 yıl kullanılabilir ancak bunun için haftada 1 kez yıkamak gerekmektedir ayrıca başkalarının fırçası cildinizde bakteri ve mikrop oluşmasına neden olabilir bu nedenle bu başkası arkadaşınız dahi olsa fırçası kullanılmamalıdır fırçalar çok kolay bakteri ve mikrop barındırır sürekli ciltle temas halinde oldukları için alerji ve sivilce gibi durumlara neden olabilir fırçalarınızı sıcağa yakın ılık su ve sabun ile yıkayın kesinlikle deterjanlı ürünler kullanmayın açıkta ve havlu üzerinde kurutun&lt;br&gt;makyaj malzemelerindeki uçuk bakteri ve mikrop tehlikesi&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;makyaj malzemesi standlarında tanıtım amaçlı yer alan deneme ürünleri bakteri ve mikrop kapmanıza sebep olabilir bu ürünlerin tanımadığınız birçok insan tarafından denenmesi rahatsız edici bir durum&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kozmetik alışverişlerinizi yaptığınız mağazaların hijyenik olduğundan emin olmalısınız denemeniz için sunulan ürünlerin temizliğinden silmeniz için size sunulan ürünlere kadar her şeyin dezenfekte edildiğine ve risk oluşturmayacaklarına dikkat etmelisiniz sizden önce başkalarının denemiş olabileceği ve mikrop taşıyabilecek ürünleri denemeyi düşünmemelisiniz satın almadan önce üründen emin olmak isterseniz bu konuda eğitimli ve yetkin danışmanlardan yardım almanızda fayda var bütün uyarıların ışığında alışverişinizi tamamladıktan sonra mutlaka ellerinizi temizlemeyi unutmayın&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Öneriler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe kutu vb kapaklarını sıkıca kapatın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* güneş kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Ürüne asla su eklemeyin su bakterilerin üremesine sebep olur&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* kokusu ya da rengi değişen ürünü atın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Ürünün etiketini içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* cfc içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın mikrop bulaşabilir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin&lt;br&gt;enfeksiyon durumunda durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın o ürünü bir daha kullanmayın atın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra ciltte oluşan sorunlar devam ederse bir cilt doktoruna gidin&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* "dermatolojik olarak test edilmiştir hipoalerjenik" "doğal ürünler içerir" gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* güneşe çıkarken mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* alfa hidroksil asit&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;(aha)&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* aha içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır aha içerikli bir ürün kullanıyorsanız güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın; mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Bebeğin İhtiyaç Listesi : Bebeğin İhtiyaçları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Bebegin_ihtiyac_Listesi_:_Bebegin_ihtiyaclari.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;bebeğin genel bakımı İçin gerekenler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;temizleme havluları &lt;br&gt;bebek bezleri (bebeğin boyuna ve kilosuna, büyümesine uygun seçilmiş ebatlarda) &lt;br&gt;alt değiştirme ve bakım yatağı &lt;br&gt;tırnak makasları (bebeğin tırnaklarını güvenli ve pratik olarak kesilmesini sağlar. standard ve clipper (çıt çıt makas) tipleri mevcuttur) &lt;br&gt;İlaç kaşığı (bebeğe şurup veya ilaç içirmek için uygun büyüklükte olmalıdır) &lt;br&gt;fırça tarak seti (tarak ve yumuşak saç fırçasından oluşur) &lt;br&gt;vücut termometresi &lt;br&gt;göbek bağı bandı &lt;br&gt;burun aspiratörü (burun deliklerinde biriken mukozayı çeker, temizler, bebeğin rahat nefes almasını sağlar.) &lt;br&gt;islak mendil &lt;br&gt;temizleme pamuğu &lt;br&gt;kulak çubuğu &lt;br&gt;pişik kremi (pişik oluşumuna karşı korur, ıslaklığa karşı korur, cilt kızarıklıklarının geçmesine yardımcı olur. bebeğin bez bölgesinde, pişik oluşumunu ve tahrişleri önlemek amacıyla kullanılır) &lt;br&gt;Şampuan, sabun, bebek kremi (bebeğin saç derisine uygun, saç derisini bakteri ve mantarlara karşı koruyucu ancak deriyi tahriş etmeyen, bebeğin hem saç hem vücut temizliği için kullanılabilir, gözleri yakmayan ve nemlendiricileri sayesinde cildin kurumasını önleyen özelliklerde olmalıdır) &lt;br&gt;bebek büyotları 200 cc (kumaş kılıflı ve hayvan figürü kılıflı tipleri mevcuttur) &lt;br&gt;bebeğin banyosu için gerekenler &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;küvet ve filesi &lt;br&gt;küvet için ayak &lt;br&gt;bebek banyo süngeri (sevimli desenleri ve renkleri bebeğin banyosunu zevkli hale getirir) &lt;br&gt;banyo termometresi (banyo süresince su ısısını kontrol altında tutmak için) &lt;br&gt;yüzebilir oyuncak &lt;br&gt;bornoz, başlıklı havlu (2 adet, havlusu %100 pamuklu olmalıdır) &lt;br&gt;alt değiştirme banyo aparatı &lt;br&gt;bebeğin tuvalet eğitimi için gerekenler (24. aydan itibaren) &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;oturak &lt;br&gt;tuvalet adaptörü &lt;br&gt;alıştırma külodu &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;b- beslenme ile ilgili&lt;br&gt;&lt;strong&gt;bebeği biberonla beslemek İçin gerekenler&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;cam biberonlar 125 ml ve 250 ml (kaynar sudan buzdolabına, buz dolabından kaynar suya girebilen ani ısı değişikliklerine dayanıklı sağlıklı cam biberonlardır) &lt;br&gt;pc biberonlar 125ml ve 250ml (polikarbonat biberonlar - kaynatılabilir, sterilize edilebilir, kaynatıldığında su ve ısıdan etkilenmez ve şekli bozulmaz olmalıdırlar) &lt;br&gt;kolay kavrama biberonları (genellikle 125ml olan polikarbonat biberonlardır. seçim yaparken bebeğin rahatlıkla tutabileceği dizaynda olmalısına dikkat edilmelidir) &lt;br&gt;biberon emzikleri (kaynatılabilir, sterilize edilebilir, kaynatıldığında su ve ısıdan etkilenmez ve şekli bozulmaz olmalıdır. kullanılan madde bakımında kauçuk ve silikon, şekil bakımından ise yuvarlak uçlu standart ve ortodontik damaklı tipleri mevcuttur) &lt;br&gt;biberon ısıtıcısı (pompa ile çekilmiş anne sütünü, sütlü mamayı, sütlü içecekleri ve bebek mamalarını ısıtmanın hızlı ve güvenli yoludur) &lt;br&gt;biberon fırçası (biberon ve emziklerin temizlenmesinde kolaylıktır) &lt;br&gt;biberon taşıyıcısı (biberonları bir süre sıcak veya soğuk tutmaya yarar. Özellikle seyahatlerde oldukça faydalıdır) &lt;br&gt;biberon mixeri (bebek mamasını biberon içinde karıştırmak ve hazırlamak için kullanılır) &lt;br&gt;sterilizatör (yoğun ısısı ile biberon ve emziklerdeki bütün mikropları kısa sürede öldürür) &lt;br&gt;sterilizatör/sebze haşlayıcısı (sterilizatör özelliğinin yanı sıra, bebekler için buharla sebze haşlayabilen tipleridir) &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;emzik ve aksesuarları&lt;/strong&gt; &lt;br&gt;emzik (hava çıkışlı, sterilize edilebilir ve kaynatılabilir olmalıdır. kauçuk ve silikon ayrıca standart ve ortodontik damaklı tipleri mevcuttur) &lt;br&gt;uyku emzikleri (hava çıkışlı, sterilize edilebilir ve kaynatılabilir olmalıdır. normal emzikler gibi kauçuk, silikon, damaklı ve standard olanları vardır) &lt;br&gt;emzik bandı ve emzik zinciri (bir ucu bebeğin yakasına iliştirilen emzik bant ve/veya emzik zincirleri bebeğin emziğinin yere düşerek, kirlenmesini ve kaybolmasını önler) &lt;br&gt;emzik kutusu &lt;br&gt;diş kaşıyıcı/soğutucu dişlikler (diş çıkartmanın verdiği sancıyı hafifletir ve diş etlerindeki harareti alır)&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;besin maddeleri&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;toz mamalar (proteini anne sütüne adapte doyurucu başlangıç mamaları) &lt;br&gt;katı gıdalara geçişle birlikte gereken besin ve malzemeler (6. aydan itibaren) &lt;br&gt;kavanoz mamalar &lt;br&gt;bisküviler &lt;br&gt;ek gıdalar &lt;br&gt;mama tabağı (konulduğu yerde sabit olarak durabilen vakumlu tabanlılar tercih edilmelidir) &lt;br&gt;mama kaşığı (sapı plastik kaşık kısmı paslanmaz çelikten yapılmış olmalı ve bebeğin kolayca tutabileceği büyüklükte olmalıdır) &lt;br&gt;Çatal kaşık bıçak seti &lt;br&gt;alıştırma bardağı (devrilmeyen, bebeğin kendi başına sıvı gıdaları içebilmesini sağlamak için rahatlıkla tutabileceği hafiflikte dizayn edilmiş olmalıdır) &lt;br&gt;mama sandalyesi (yüksekliği ayarlanabilir, koltuk sırtı yatırılabilir, tekerlekli ve masaya monte edilebilir tipleri tercih edilmelidir) &lt;br&gt;Önlük &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;c- giyimle İlgili&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Ürün 0-3 ay 4-6 ay &lt;br&gt;pijama 4 adet 4 adet &lt;br&gt;yün zıbın 4 adet 4 adet &lt;br&gt;pamuklu zıbın 4 adet 2 adet &lt;br&gt;tulumlar (100% pamulu) 2 adet 3 adet &lt;br&gt;body 1 adet 4 adet &lt;br&gt;Önlük 4 adet 4 adet &lt;br&gt;hırka, yelek, yün ceket&lt;br&gt;(geniş kollu) 2 adet 2 adet &lt;br&gt;patik ve çorap 4 adet 4 adet &lt;br&gt;atlet 2 adet 4 adet &lt;br&gt;atkı &lt;br&gt;Şapka, bere (kış için sıcak tutan, yaz için güneş önleyen) &lt;br&gt;mendil &lt;br&gt;bebek montu &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;bebeğin 6. aydan sonraki giyim İhtiyaçları :&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;günlük ev içi giyim &lt;br&gt;dışarı çıkış giyimi &lt;br&gt;İç giysiler &lt;br&gt;gece yatak giyimi &lt;br&gt;İlk adım ayakkabısı &lt;br&gt;yürüyüş ayakkabısı &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;d- ev ve bebeğin yatak odası ile ilgili&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;bebeğin yatak odası İçin gerekenler&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;karyola ( yanları yüksek ) &lt;br&gt;dolap &lt;br&gt;Şifonyer &lt;br&gt;nevresim takımı &lt;br&gt;yastık &lt;br&gt;yorgan ( hafif , kuş tüyü) &lt;br&gt;Çarşaf su geçirmeyen ( 2 adet) &lt;br&gt;Çarşaf ( 4 adet ) &lt;br&gt;kenar minderi &lt;br&gt;battaniye, pike ( 2 adet) &lt;br&gt;cibinlik &lt;br&gt;yatak şiltesi &lt;br&gt;lamba &lt;br&gt;yatak şilte koruyucusu &lt;br&gt;oda termometresi &lt;br&gt;oda nemlendiricisi (oda nemlendiricisi kuru ortamlarda havayı nemli tutmak için idealdir. Çocuklarda kuru havadan dolayı oluşan burun tıkanıklığı ve nefes alma zorluğu nemlendirici sayesinde ortadan kalkar) &lt;br&gt;dönence &lt;br&gt;oyuncak sandığı &lt;br&gt;telsiz - bebefon (hem evinizin çevresinde ya da bahçede uğraşıp, hemde kulağınızın bebeğinizde olabilir.) &lt;br&gt;bebeğin emeklemeye başlaması ile evde gerekenler ( 6. ay dan sonra) &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;güvenlik kapısı&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;elektrik prizlerine koruyucu kapak &lt;br&gt;dolap kapakları ve klozet için kilit &lt;br&gt;masa ,sehpa vs.. ev mobilyasının köşeleri için köşe koruyucular &lt;br&gt;pencere kilitleri &lt;br&gt;banyo için kaymayan zemin aparatları &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;e- gezinti ve taşıma ile ilgili &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;pusetler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;baston pusetler (katlandığında şemşiye şeklini alan, maksimum ağırlığı 15 kg geçmeyen bebekler için kullanılabilen, hafif ve pratik pusetlerdir) &lt;br&gt;klasik pusetler (sapının yönü değiştirilebilen yani çift taraflı kullanılabilen, koltuğu tam yatar, geniş, döner tekerlekli, tentesi hareketli, ön bar ve tablası olan tipler tercih sebebi olmalıdır. bu tip pusetler yaklaşık 18 kg ağırlığında olan bebekler için kullanılır) &lt;br&gt;Çok fonksiyonlu pusetler (klasik pusetin tüm özelliklerine sahip ayrıca pusete monte edilebilen bebek taşıma/araba koltuğu olan ve binek arabasına oto koltuğunun monte edildiği kasası pusetlerdir. bu tip pusetler yaklaşık 18 kg ağırlığında olan bebekler için kullanılır) &lt;br&gt;Üç tekerlekli pusetler (avrupa ve amerika da çok yaygın olan, özellikle spor – jogging- yapan annelerin tercih ettiği tiplerdir. kolay katlanır ve araba bagajına sığabilecek boyda olmasına dikkat edilmelidir) &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;taşıyıcılar&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;kanguru (bebek 1,5 aylık olduğundan itibaren kullanılmaya başlanır) &lt;br&gt;port bebe (bebek doğduğundan itibaren kullanılır) &lt;br&gt;malzeme çantası (bebeğin eşyalarının içine rahatlıkla sığabileceği şekilde olmalıdır) &lt;br&gt;sırt taşıyıcı &lt;br&gt;ana kucağı ve diğer &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;tekerlekli ana kucağı &lt;br&gt;sallanan ana kucağı &lt;br&gt;titreşim ve müzikli ana kucağı &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;araba güvenlik Ürünleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;araba koltukları ( maksimum 10 kg ‘a kadar bebekler için dizayn edilmiş taşıma/araba koltuğu, maksimum 18 kg’a kadar bebekler için dizayn edilmiş oto koltukları ve 16 kg ile 36 kg arası çocuklar için dizayn edilmiş oturma şilteleri tipleri vardır) &lt;br&gt;seyahat sağlık seti &lt;br&gt;güneşlik (hem otomobil hem de bebek odasında doğrudan güneş ışığı ve uv ışınlarından bebeğin korunmasını sağlar) &lt;br&gt;bebek için dikiz aynası aparatı &lt;br&gt;oto emniyet kemeri (araba koltuğunu otomobilinize monte edebilmeniz için arabanızda muhakkak emniyet kemeri olmalıdır. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;emeklemeye başlarken gerekenler (6. aydan itibaren)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;park (bebeğin içinde oynaması, uyuması için kullanılan, katlanabilir, katlandığında çanta şeklinde taşınabilir olmalıdır. tekerlekli olan tipler bir yerden diğer yere çekerken kolaylık sağlar. İki katlı kullanılabilir tipleri alt değiştirme minderi olan tipleri, oyuncak torbası ve sallama aparatı olan tipleri kullanımda daha da kolaylık sağlar.) &lt;br&gt;yürüteç &lt;br&gt;hoppala (johnny jump up) &lt;br&gt;salıncak &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;f- oyuncaklar &lt;br&gt;&lt;strong&gt;0-3 ay arası&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;geniş kulplu tutulabilir çıngırak. &lt;br&gt;dönence (bebeğin yatağının kenarına monte edilen üzerinde çok renkli oyuncaklar asılı olan, müzikli oyuncaklardır.) &lt;br&gt;Çok renkli asılabilir çıngırak &lt;br&gt;plastik halkalar &lt;br&gt;yıkanabilir kauçuk renk renk hayvanlar, şekiller&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;4-6 ay arası&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;sıkıldığında ses çıkaran kauçuk hayvancıklar &lt;br&gt;bez bebekler ve yumuşak oyuncaklar &lt;br&gt;yumuşak top &lt;br&gt;müzik sesi veren çıngıraklar &lt;br&gt;kumaş kitaplar &lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Bebeğin İhtiyaç Listesi : Annenin İhtiyaçları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Bebegin_ihtiyac_Listesi_:_Annenin_ihtiyaclari.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;a - genel bakımla İlgili gerekenler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kolay emzirmenizi sağlayan önü açık gecelikler &lt;br&gt;atylabilir iç çamaşırları &lt;br&gt;koyu renk banyo havluları &lt;br&gt;hijyenik pedler &lt;br&gt;Şampuan, losyon vb. kozmetik ürünler (İyi nemlendirilmiş ve beslenmiş cilt esnekliğini korur ve kuvvetli gerilmelere daha iyi karşı koyar ve böylece çatlakların ortaya çıkma riski azalır.) &lt;br&gt;lohusa külodu &lt;br&gt;göğüs koruyucu aksesuarlar &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;b - emzirme İle İlgili gerekenler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;emzirme sütyenleri ( 2 adet) &lt;br&gt;göğüs pedleri (süt salgısı yoğun olduğunda, emzirme fazlası sütü emerek, göğüs uçlarını tahrişten korur ve giysilerin lekelenmelerini önler.) &lt;br&gt;göğüs pompası ( anne sütünü doğrudan biberona veya atylabilir biberon torbalarına çekmek için tasarlanmıştır. bu sayede anne sütünün buzdolabında saklanması sağlanır. manuel ve elektrikli ve/veya pille çalışan tipleri mevcuttur.) &lt;br&gt;süt muhafaza poşetleri (anne sütünü buzdolabı veya dondurucuda saklamayı sağlar.) &lt;br&gt;göğüs ucu koruması/adaptörü (yumuşak kokusuz silikon göğüs adaptörleri hassas ve çatlamayı göğüs uçlarınyı emzirme sırasında korur. ayrıca sütyenin içinde de takıldığında göğüs uçlarının sürtünmeden dolayı acımasını önler.) &lt;br&gt;göğüs kremi &lt;br&gt;emzirmek için yastık &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Özel İhtiyaçlar&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;bebek bakımı ile ilgili video kasetler &lt;br&gt;bebek bakımı kitapları ( anne ve babanın merak ettiklerini yanıtlayan, sağlıklı hamilelik, sağlıklı ve başarılı doğum ve çocuk bakımı ile ilgili kitaplar.) &lt;br&gt;fotoğraf albümü (hamilelik ve doğumdan itibaren ilk yıllardaki anı ve fotoğraflar ilerde çocuk için değerli bir armağan olacaktır.) &lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Bebekler ve Çocuklarda Göz Sağlığı</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Bebekler_ve_cocuklarda_Goz_Sagligi.html</link>
<description>&lt;p&gt;bebekler ve 7 yaşına kadar olan çocuklar çoğu zaman bize şikâyetlerini bildiremedikleri için, çocuklarda göz muayenesi rutin tarama ve kontrol muayeneleri kapsamında ele alınmalıdır. bir başka deyişle; bebekler hiçbir şikâyetleri olmasa da değerlendirilmelidirler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;genel kural, bebeğin fizik olarak değerlendirilebileceği ilk anda göz muayenesinin yapılmasıdır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bebeklerin rutin kontrol muayeneleri sırasında o çağa uygun değerlendirmeleri mutlaka yapılmalıdır. 6 aya kadar olan dönemde tüm bebeklerin oküler motilite ve kayma testleri, indirekt fundoskopik muayeneleri ve skiaskopik refraksiyon (optik kusur = gözlük numarası) tespiti yapılmalıdır. dikkatli bir klinik gözlemi içeren ilk göz muayenelerinin tamamlanması ve hayatın daha sonraki dönemlerinde de sürecek olan bu düzenli göz kontrolleri konusunda ailelerin bilgilendirilmesi, bebeği kontrolü altında tutan pediatrist veya aile hekiminin sorumluluğundadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yeni doğan Çağı ve 10 yaşa kadar Çocuklarda görme gelişimi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlk 6 aylık dönemde göz ve ona bağlı sinir yollarının gelişmesi çok hızlı bir şekilde ilerleyerek bebeğe 7/10 seviyesine kadar varabilen görme imkânı sağlar , gelişme burada durmayarak daha yavaş olsa da 4 yaşına kadar devam eder. 4 yaş civarında görme yollarının kılıf geliştirmesi (myelinizasyon), 4-10 yaş arasında da görmeden sorumlu beyin bölümlerinin gelişmesi tamamlanır. yenidoğan çağı ve ilk 6 aylık dönemdeki normal görme gelişim aşamalarının bilinmesi ve kontrol edilmesi hayati önem taşımaktadır. 1 aylık bebekte artık gözlerin normal hizalanmasının gerçekleşmiş olması gerekir. bu süre nadiren 3 aya kadar uzayabilir ve bu ayda artık çocuk yukarı ve aşağı doğru cisimleri takip edebilmelidir, iki gözle tek görme (binokülarite) artık tespit edilebilir düzeydedir. 6.ayda binokülarite artık iyi yerleşmiş durumdadır. bebek kısıtlanma olmaksızın tüm yönlere bakabilmelidir. bebeğin yatay korneal çapları mümkünse ölçülmeli ve kaydedilmelidir. bu korneal çap tespiti konjenital, infantil ve juvenil glokomların erken teşhisinde çok önemlidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yeni doğanı tehdit eden hastalıklar&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bebeğin ilk aylarında ve yaşlarındaki en önemli ve ciddi görme kaybı sebebi olan görme tembelliği (ambliyopi), okul çağına yeni gelmiş olan çocukların %5-7’sinde tespit edilmiştir. bu döneme kadar bu durumun çocuğun kendisi tarafından aileye bildirilmemesi ve bir şikâyette bulunulmaması sık rastlanan bir sonuçtur. Çünkü görme tembelliği genellikle bir gözü tutar ve çocuk bunun normal bir durum olmadığının farkında olmadığı için şikâyet etmez. bu durum rutin göz muayenesinin önemini arttırmaktadır. erken teşhisle tedavi edilebilecek olan bu durumun 5-8 yaşından sonra tedavisi çok zordur. görme tembelliği sonucu bir veya iki gözünün görmesinde önemli derecede kayıplara uğramış bir insanın ileride istediği mesleği (pilotluk, cerrahlık, şöförlük v.b) yapması imkânsızlaşacak ve ehliyet gibi önemli belgeleri elde etmekte bile zorlanacaktır. bebeklik çağında erken teşhis ve tedavisi çok önemli olan göz hastalıklarını şöyle sıralayabiliriz. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;optik kusurlar ve görme tembellikleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğumsal kataraktlar &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;gözyaşı yolları tıkanıklıkları &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şaşılıklar &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğumsal retina ve koroid hastalıkları &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;göz tümörleri &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğumsal glokomlar &lt;br&gt;bu hastalıklardan retinoblastoma adı verilen tümör ortalama olarak 18 aylıkken ortaya çıkmakta ve çoğu zaman kendisini, kayma ile ortaya koymaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2-2.5 yaş civarı ise akomotif (uyumla ilgili) şaşılıklar dediğimiz bir şaşılık türünün ortaya çıktığı yaş aralığıdır. erken tedavi, bu durumda hayati önem taşımaktadır. &lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Yeni Evlilerin Yaptığı 6 Hata</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Yeni_Evlilerin_Yaptigi_6_Hata.html</link>
<description>&lt;p class=haber_tx_dgr&gt;evliliğin ilk zamanları ve balayı geçtikten sonra sorunlar çıkmaya başlıyor. İşte para, arkadaşlar, programlar konusunda çiftlerin düşmemeleri gereken hatalar...&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class=haber_tx_dgr&gt;&lt;strong&gt;para para para ...&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;yeni evli çiftler için önemli bir konu. Üzerinde anlaşılamadığında boşanmalara neden olur. eğer birkaç yıl içinde ev almak istiyorsanız para daha çok önem kazanır. parayı değerlendirme ve birikim konusundaki düşüncelerinizi konuşun. geleceğinizle ilgili para planlaması yapın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;arkadaşlardan uzaklaşmak&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;evlendikten sonra çoğu çift arkadaşlarını ikinci plana atar. başarılı evliliklerde arkadaşlarınızı, çevrenizi hayatınızda tutmalısınız. İyilik dolu kalbinizi evlilik adanızda gizlemeyin. arkadaşlardan uzaklaşma yeni evliyken gelmemelerini istememe evlilikle ilgili onları zorlama, eşinizin her zaman yanınızda olmasını isteme gibi şekillerde baş gösterir. arkadaşlarınızın sizden uzaklaşmaması için hep beraber vakit geçirebileceğiniz keyifli ortamlar oluşturun.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;3 ) kilo almak&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;yeni evliler balayından sonra azar azar kilo almaya başlar. evlendiğiniz gibi kalmak için neye dikkat etmelisiniz? birbirinizin kilo hedeflerine saygı duyarak beslenme ve egzersiz planı yapmanız, kilo almadığınız zaman kendinizi ödüllendirmeniz ya da birbirinizi motive ederek cesaretlendirmeniz yeterli olabilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;4 ) ebeveynler karışmasın&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Çiftlerin yüzde 50si anne, baba veya kardeşleriyle ilgili evlilik problemleri yaşıyor. bu durumda ne yapmalısınız? Öncelikle yeni kurduğunuz birliktelikle ilgili sınırlarınızı iyi çizin. eşinizin ailesinin hatalarından ötürü onu suçlamayın. ailenizle ilgili başkasından duymak istemeyeceklerinizi başkasına söylemeyin. evliliğinizle ilgili sırlarınızı ailenizle paylaşmayın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;5 ) adilce tartışın&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;evlendikten sonra her şeyi yapabileceğinizi ve söyleyebileceğinizi düşünmeyin. anlaşamadığınız konular her zaman olacaktır. nasıl adilce tartışırsınız? hangi konu hakkında tartışacağınızı belirleyin, konuyu dağıtmayın. gerçekten sinirlenmeye başladığınızda kalkıp yürüyün, birkaç dakika sakinleştikten sonra devam edin. daha sonra pişmanlık duyacağınız şeyler düşünmeyin. yapıcı hareket edin.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;6 ) bebek sahibi olma takıntıları &lt;/strong&gt;&lt;br&gt;yeni evliler bebek sahibi olma konusunda çok düşündükleri için yaşamlarından zevk almayabilirler. Çoğu çift evlendikten 3 yıl sonra bebek sahibi olmak ister. evliliğin ilk zamanları bebek için erken olabilir. bu durumda ilişkinize odaklanmalısınız. aynı evde olmanın keyfini çıkarın, bebek için uygun zamanı belirleyin.&lt;br&gt;&lt;br&gt;evlenmeden önce bunları mutlaka yapın!&lt;br&gt;&lt;br&gt;peri masalının sonu: boşanmak&lt;br&gt;&lt;br&gt;mutlu evliliğin formülü bulundu&lt;br&gt;&lt;br&gt;kocanızı nasıl eğitirsiniz? &lt;br&gt;&lt;br&gt;evliliğinizde sorun varsa...&lt;br&gt;&lt;br&gt;evliliğinizi canlandıracak 7 sır&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Doğum Sancılarından Korkuyor musunuz ?</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Dogum_Sancilarindan_Korkuyor_musunuz_?.html</link>
<description>&lt;p class=haber_tx_dgr&gt;her kadının doğum eylemi ve bu sırada duyacağı ağrı şiddeti farklıdır...&lt;br&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class=haber_tx_dgr&gt;bu fark; sizin ağrı toleransınıza, çocuğunuzun büyüklüğüne ve pozisyonuna, rahminizin kasılma gücüne ve daha önce doğum yapıp yapmadığınıza bağlıdır. analjezi tamamen ya da kısmen ağrı duymamanın; anestezi ise bölgesel olarak sinir yollarının daha kuvvetli bloke edilerek ağrı duymamanın yanı sıra kasların gevşemesinin veya hareketsizliğinin sağlanmasıdır. hangi tip yöntemin uygulanacağını, sizin isteğiniz kadar tıbbi durumunuz ve doğum ve anestezi doktorlarınızın seçimi de belirler.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;doğum &lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;doğum üç evreden oluşur. birinci evre, ağrılı kasılmaların başlamasından rahim ağzının tamamen açılmasına kadar sürer. İkinci evre ise, rahim ağzının tam açılmasından başlar ve bebeğin doğmasıyla sona erer. Üçüncü evre, plasentanın atılmasıyla biter. tüm bu evreler süresince anne adaylarının ağrılarının kontrol edilmesi gerekir. bu, iki şekilde yapılır:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;1 ) &lt;/strong&gt;&amp;nbsp;İlaçların damardan veya kas içine uygulanması&lt;br&gt;&lt;strong&gt;2 ) &lt;/strong&gt;&amp;nbsp;epidural analjezi&lt;br&gt;&lt;br&gt;birinci yöntemde kuvvetli ağrı kesici ilaçlar, damardan veya kas içine uygulanır. bebekte yan etkilere yol açmayacak şekilde belirlenen dozlarda uygulanabilir. ağrıyı kısmen ve ancak kısa bir süre engelleyebilir. sürekli uygulanamaz. ani ve hızlı gelişen doğumlarda faydalı olabilir. en etkili yöntem ise epidural analjezidir.&lt;br&gt;&lt;strong&gt;lokal bloklar&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;doğum doktoru tarafından, ya rahim ucuna yakın sinirlere ya da çocuğun çıkım anında yapılan ve epizyo denilen cerrahi kesilerde ağrı duyulmaması için yapılır. doğum eyleminde ağrıyı belirgin olarak engellemez.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;santral bloklar&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;epidural, spinal ya da kombine spinal - epidural olmak üzere üç tiptir. bu tekniklerden normal doğumda epidural analjezi, sezaryende ise epidural anestezi ve kombine spino - epidural anestezi daha sık uygulanır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;anestezik gazlar&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;sezaryende genel anestezi şeklinde, normal doğumda ise çocuk çıkmasına yakın analjezi için uygulanır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;doğumda en sık uygulanan yöntem&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;epidural analjezi&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;beldeki omurların sivri çıkıntıları arasından iğne ile girilerek sinir yollarına yakın bir bölgeye, 1 - 2 milimetrelik çok ince bir plastik boru yerleştirilmesi ile uygulanır. bu işlem oturma veya yan yatma pozisyonlarında yapılır. İşleme başlamadan önce tansiyonun düşmesini engellemek için damar yolu ile serum verilir. belden aşağıda ve bacaklarda his değişikliği uyuşukluk oluşur. doğumun birinci evresinde, yani rahim ağzı tam açık hale gelinceye kadar olan dönemde, rahim kasılmaları devam ederken anne ağrı duymaz ve konforlu bir bekleyiş ortamı oluşur. İlaç genellikle bilgisayarlı bir alet ile verilir. doğum anında da, ilaç tipi ve dozuna bağlı olarak kas gücü korunduğu için anne rahatlıkla ıkınarak, doğum kanalında çocuğun ilerlemesini ağrı duymadan sağlar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;sezaryende en sık uygulanan yöntem: kombine spinal - epidural anestezi&lt;br&gt;doğumdaki epidural analjeziye çok benzer. tek farkı, ince boru yerleştirilmeden önce epidural iğnesinin içinden kıl gibi bir iğne geçirilerek, spinal bölgeye ilaç verilmesidir. böylece 1 - 2 dakika içinde ameliyatın başlaması sağlanarak, tam kas gevşemesi ile sezaryen ameliyatı kolaylaştırılır. ameliyat sonrası dönemde de epidural kateter ile bilgisayarlı bir aletten ilaç yollanarak, ağrısız, konforlu bir ortam hazırlanır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;sezaryende sıklıkla uygulanan diğer yöntem: genel anestezi&lt;br&gt;damar yolundan verilen anestezik ilaçlar ile solunum yolundan -bir tüp yerleştirilerek- verilen anestezik gazlar ile uygulanır. anne sezaryen boyunca tamamen uyutularak, geçici bir süre bilinç kaybı sağlanır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;sık sorulan sorular ?&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;epidural teknikte ağrısız dönem ne zaman başlar, ne zaman sona erer?&lt;br&gt;İlaç etkisi, epidural teknikte ortalama 15 dakika içinde; kombine spinal - epidural teknikte ise bir dakika içinde başlar. yerleştirilen plastik borudan gönderilen ilaçların kesilmesi ile belirli bir süre sonra ilaç etkisi de biter.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;bu tekniklerde yan etkiler nelerdir ?&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;kan basıncında düşme gözlenebilir. sıvı ve ilaçlarla kan basıncındaki bu düşme kolaylıkla önlenir. doğum eylemi ve ilaçlar titreme yapabilir. İlaçlar ve ısıtma ile titreme de yine çok kolaylıkla engellenir. doğumdan sonra nadiren&lt;br&gt;24 - 48 saat baş ağrısı gözlenebilir. İlaç tedavisiyle ağrı giderilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;risklimidir ?&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;deneyimli doktorlar, gelişmiş teknoloji ve ilaçlar sayesinde komplikasyonları son 20 yıl içinde belirgin bir şekilde azaltılmıştır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;doğum analjezisinin bebeğe-anneye etkileri nelerdir ?&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Çağdaş ilaçların bebeğe etkisi olmadığı gibi anneye de yan etkileri çok azdır. ağrının engellenmesi, sadece konfor sağlamaz. ağrı duyusunun engellenmesi ile doğum ağrısında ortaya çıkan enzimler ve hormonlar oluşmayacağı içinhem annenin hem de bebeğin daha sağlıklı olması sağlanır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;hastaneye gelirken&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;- bir şey yememeye çalışın; ihtiyacınız varsa sadece su içebilirsiniz.&lt;br&gt;- mümkünse ılık bir duş alın.&lt;br&gt;- bol ve rahat giysiler giyinin.&lt;br&gt;- lens, takı, saat gibi şahsi eşyalarınızı çıkarın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;doğum ve anestezi doktorlarının siz ve bebeğiniz için en doğru ve sağlıklı girişimi planlayacaklarını unutmayın.&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Bebek Büyütürken Yapılan 10 Büyük Hata</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Bebek_Buyuturken_Yapilan_10_Buyuk_Hata.html</link>
<description>&lt;strong&gt;1 ) eyvah sütüm yetmiyor, mama vermeliyim : &lt;/strong&gt;yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri; bebeğin aç kalma ihtimalidir. bu nedenle de çoğu zaman bebekler gereksiz yere mamayla besleniyor. anneler, sütlerinin yetip yetmediğini bebeğin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı karar verebilir ve o tavsiye ederse, mama takviyesine başlanabilir.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;2 ) Şekerli su sarılığa İyi gelir :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;3 ) Çocuğum 2 yaşına geldi, artık bezi bırakmalı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. ama çocuk bu konuda zorlanmamalı, altına kaçırdığı için azarlanmamalı, sık sık tuvalete tutularak eğitim verilmelidir.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;4 ) dondurma hasta eder :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;dondurma, tüm çocukların sevdiği ve faydalı bir gıdadır. ancak boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında mutlaka su içilmelidir.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;5 ) gürbüz Çocuk sağlıklı olur :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklı kabul edilir. Çocukları asla yemek yeme konusunda zorlamayın. yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;6 ) Çocuk sıcak havayı sever :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Çocuk, her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmelidir. Üşüyeceği korkusuyla çocuğu çok giydirmek ve sarıp sarmalamak, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, içinde naylon karışımı olan ve özellikle polar tipinde olan kıyafetler giydirilmemelidir.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;7 ) fazla hareket ederse, terleyip hasta olur :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak yanlıştır. terleyince üstünü değiştirebilirsiniz. "terledin, artık otur" demek, onu tembel ve hantal yapar.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;8 ) Şaşılık büyüyünce geçer :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojiktir. bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna gidilmelidir. bir yaşından önce bebeklerde nistagmus göz küresinin istemsiz titremesi görüldüğünde de, mutlaka doktora başvurulmalıdır.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;9 ) uslu durdu, hamburgeri hakketti :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Çocuklar sağlığı ciddi şekilde tehdit eden fast-food gıdalardan uzak tutulmalıdır. bu ödüllendirme şekli yerine, başka yöntemler seçin. mesela onu sinemaya ya da tiyatroya götürün.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;10 ) ağladı hemen kucağıma alayım :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;her ağladığında kucağa almak, bir çözüm değildir. ağladığı zamanlarda yanına yaklaşıp onunla konuşmak, ten temasında bulunmak, ona şarkı ya da ninni söylemek veya karnını okşamak da bebeği avutabilir</description>
</item><item>
<title>Etkileyici Gözler</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Etkileyici_Gozler.html</link>
<description>&lt;div id=post_message_261&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;etkileyici gözlere sahip olmanın İpuçları&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;aralarındaki açıklık geniş olan gözler, göz çevresinin iç kısma bakan yarısının koyu renkli bir göz farı kullanılarak vurgulanması sayesinde birbirlerine daha yakınmış gibi gösterilebilir. göz çevrenizin dışa bakan yarısına da gözün köşesinde sona ermek kaydıyla daha açık renkte bir ton uygulayın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;aralarındaki açıklık fazla olmayan gözlerse gözlerin çevrelerinin içe bakan yarılarına bir belirginleştirici uygulamak suretiyle birbirlerinden biraz daha uzaktaymış gibi gösterilebilir. gözün merkezinden başlamak üzere kenarlara doğru koyu bir göz farı uygulayın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;&lt;u&gt;kaşlar&lt;/u&gt; &lt;/font&gt;&amp;nbsp;yüzünüzün dengesini ve şeklini önemli ölçüde etkilemektedir ki bu nedenle küçük bir şekil değişikliği bile yüzünüzün görünümünü değiştirebilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;kaşlarınızı çekerken bazen hafif bir acı duyabilirsiniz. bu acıyı duymamak için cildinizi bir buz parçası ile iyice soğutun. kaşlarınızı çekerken cildinizi germeyi unutmayın, böylece yanlışlıkla da olsa canınızı acıtmazsınız!&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;İnce çizgi ve kırışıklıkların genelde ilk ortaya çıktıkları yerler gözleriniz olduğu için gözlerinizi korumak amacıyla her zaman güneş gözlükleri kullanın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;göz jelinizi, kullandıktan sonra daha canlandırıcı ve ferahlatıcı tutmak için her zaman buzdolabında saklayın!&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;uyumadan önce her zaman kirpiklerinizdeki maskarayı temizlemelisiniz, aksi takdirde kirpikleriniz hasar görebilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;göz makyajınızı yaparken ilk olarak göz farını, daha sonra göz kalemini sürün ve ardından maskarayı kullanarak makyajınızı bitirin.&lt;/div&gt;&lt;!-- / message --&gt;&lt;!-- sig --&gt;</description>
</item><item>
<title>Cilt Temizliği</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Cilt_Temizligi.html</link>
<description>&lt;div id=post_message_299&gt;Çoğu kez ihmal edilen cilt temizliği günlük bakımın bir parçasıdır ve sağlıklı bir cildin temeli sayılır.gözeneklerin nefes alması için gereklidir ve uygulanmalıdır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;ciltte biriken yağların ve kirin cildinizin kendi yapısına uygun bir temizleyici ile sabah ve akşam temizlenmesi ve toniklenmesi gerekir.tonik uygulayacağınız nemlendiricinin ya da kremin cildinize etki etmesi için gerekli olan bir unsurdur. cilt temizliğini bir alışkanlık haline getirebilmek için kozmetik ürünlerinizi göz önünde bulundurun.&lt;br&gt;&lt;br&gt;göz sağlığının ve güzelliğinin anahtarları; makyajı temizlemeden yatmamak ve doğru göz kremi ile makyaj malzemelerini kullanmaktır. bu noktalara dikkat edilmediğinde alerjiden göz enfeksiyonuna kadar birçok tehlike göz sağlığını tehdit eder.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kullanılan malzeme gözde kızarıklık, sulanma, batma gibi yakınmalar yaparsa doktora danışmak şart. yoğun yağ içeren kozmetik malzemelerinden de uzak durmakta fayda var. Çünkü yağ direkt gözyaşına karışıp bir tabaka oluşturarak görmeyi puslandırıyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Özenli olarak cilt uzmanlarına da danışın ve cildinizi her zaman uzmanlar kontrolüne bırakın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;cilt güzelliği cildin temiz olması ile başlar unutmayınız.&lt;/div&gt;</description>
</item><item>
<title>Doğal Saç Maskeleri Yapabilirsiniz</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Dogal_Sac_Maskeleri_Yapabilirsiniz.html</link>
<description>&lt;p&gt;yıpranan saçlarınız ile baş etmenin yolu çok basit. evde yapabileceğiniz maskeler mucizeler yaratabilir...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;saçın derinlemesine bakımı İçin ...&lt;br&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;saç bakım maskeleri, saç tellerini onarır ve saçların derinlemesine bakımını sağlar. maskenizi saç yapınıza uygun olarak seçin. etkili bakım için haftada bir kez uygulayın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#0000ff&gt;maskeyi temiz saça uygulayın&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;hazırladığınız maskeyi temiz saça uygulayın. maskenin saça daha iyi ve hızlı nüfuz etmesi için saçınızı sıcak bir havlu ile sarın. maskede önerilen süre kadar bekledikten sonra bol suyla durulayın. durulamanın sonunda diplerden uçlara soğuk su tutun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;zeytinyağı maskesi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;5 çorbakaşığı zeytinyağı&lt;br&gt;2 yumurta&lt;br&gt;bone&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;zeytinyağı ve yumurtaları karıştırıp saçınıza iyice uygulayın. daha sonra saçlarınızı boneyle ya da streçle örtün. 15 dakika beklettikten sonra iyice durulayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ballı ve zeytinyağlı maske&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;3 çorbakaşığı zeytinyağı&lt;br&gt;2 çorbakaşığı bal&lt;br&gt;bone&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;zeytinyağı ve balı karıştırıp saçınıza iyice uygulayın. daha sonra saçlarınızı boneyle ya da streçle örtün. 15 dakika beklettikten sonra şampuanlayıp iyice durulayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;derinlemesine temizlik ve parlak görünüm için...&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;1 fincan taze sıkılmış limon suyu veya sirke&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;yapılışı &lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;saçlarınızı şampuanladıktan sonra bir fincan limon suyu ya da sirkeyi saçlarınıza döküp, masaj yaparak iyice yedirin. ardından saçlarınızı durulayın. saç kremi sürün ve yıkayın. bu, saçlarınızdaki tüm kiri alır ve saçlarınıza nefis bir parlaklık verir. bu yöntemi 2 haftadan önce tekrarlamayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kepekli, dökülen ya da İncelen ve kırılan saçlar İçin ...&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;Çemen tohumu&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;Çemen tohumlarını çektirin ve geceden suya yatırın. elde ettiğiniz macunu saç derisine masaj yaparak sürün ve 15-20 dakika bırakın. yumuşak bir şampuanla yıkayın. bu macun kepek, dökülen, incelen, kırılan saçlar ve kellik gibi sorunlara iyi gelir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yumuşak ve parlak saçlar İçin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;Çeyrek fincan elma sirkesi&lt;br&gt;bir çorba kaşığı şifalı ot, probleminize göre&lt;br&gt;• İhtiyacınız olan otu aşağıdaki listeden seçin:&lt;br&gt;genel saç bakımı için: biberiye yaprakları, ısırgan, dulavratotu kökü, mürver çiçekleri&lt;br&gt;kuru saçlar için: papatya, kara kafes otu kökü, ısırgan, mürver çiçekleri&lt;br&gt;yağlı saçlar için: limon kabukları, nane, limon otu&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;saçınıza uygun otu, yeter miktarda kaynayan suya atın ve yarım saat tutun. buna çeyrek fincan elma sirkesini de ekleyerek iyice karıştırın. saçlarınızı şampuanlayın. karışımı saçlarınıza tekrar tekrar dökün.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;parlak saçlar İçin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;bir portakal &lt;br&gt;1 çorbakaşığı bal&lt;br&gt;birkaç damla sandalağacı yağı&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;portakalın suyu, su, bal ve sandalağacı yağını karıştırın. bunu şampuan sonrası durulamada kullanın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yıpranmış saçlar İçin&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;bir muz &lt;br&gt;birkaç damla badem yağı&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;yapılışı &lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;muzu badem yağıyla karıştırın ve saçlarınıza masaj yaparak uygulayın. 15 dk kadar saçınızda bıraktıktan sonra, maden suyuyla durulayın. ardından şampuanlayıp saç kremi sürün.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kuru saçlar İçin&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;bir çorbakaşığı bal &lt;br&gt;yarım fincan tam yağlı süt &lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;balla sütü karıştırıp saç derisine masaj yapın ve 15 dk bırakın. yumuşak bir şampuanla yıkayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;dökülen saçlar&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;aşağıdaki malzemeler tek bir maske için değil, farklı maskelerde kullanılmak üzeredir. bu nedenle yapılışları okursanız, her birinin ayrı maskeler olduğunu göreceksiniz&lt;br&gt;.&lt;br&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;zeytinyağı&lt;br&gt;bal &lt;br&gt;tarçın&lt;br&gt;2 yumurta&lt;br&gt;alfalfa&lt;br&gt;ispanak&lt;br&gt;kişniş&lt;br&gt;badem yağı&lt;br&gt;Öncelikle yeşil yapraklı sebzeler, havuç, mango, kuru kayısı, tahıllar, brüksel lahanası ve mercimek içeren protein açısından zengin bir diyetle beslenin.&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;maske 1: zeytinyağı, bal ve tarçını karıştırarak bir macun hazırlayın. bunu saç derisine masaj yaparak yedirin ve 15 dakika tutun. yumuşak bir şampuanla yıkayın. haftada 3-4 kez tekrarlayın.&lt;br&gt;saçları uzatmak için: her gün alfalfa, taze ıspanak ve taze kişniş sularını karıştırıp için. bu, saçlarınızın daha çabuk uzamasını sağlar.&lt;br&gt;maske 2: günde 2-3 kez saç derisine badem yağı sürün. bu saçlarınızın daha fazla dökülmesini engeller.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kırılan saçlar İçin&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;malzemeler&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&lt;br&gt;hindistancevizi yağı &lt;br&gt;misket limonu suyu&lt;br&gt;yapılışı&lt;br&gt;haftada iki kez, misket limonu suyuyla karıştırdığınız hindistancevizi yağını saçlarınıza sürün&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Dalgalı ve Kıvırcık Saçlarınızla Başetmenin Yolları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Dalgali_ve_Kivircik_Saclarinizla_Basetmenin_Yollar.html</link>
<description>&lt;div id=post_message_11339&gt;&lt;strong&gt;havalı ve esnek bukleler İçin ...&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;saçınızın sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir. her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir. saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.saçınızın doğru kesimli olması gerekir. saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır. bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da gerekir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir. saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür. her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:&lt;br&gt;&lt;br&gt;nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu? gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın. bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kıvırcıklarınız düzensiz mi? ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş? onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kıvırcıklarınız havalı değil mi? defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın. bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.&lt;br&gt;&lt;br&gt;saçınızı duşta ıslatın, bir havluyla kurulayın, hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın. saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın. saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz. &lt;br&gt;kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür. bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır. sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir. bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;kıvırcıkların sağlığını ve saçın tatlı parlaklığını korumak için permalı saçlara daha özenli bir bakım uygulamak lazımdır. bu durumda da saçın genel sağlığı için kuruluğa karşı savaşı sürdürmek ve zayıf düşen saçı kuvvetlendirmek şarttır. bunun için tavsiye edilen şey haftada bir, kuru saça maske uygulamak ve bir saat maskeli durduktan sonra saçı iyice durulamaktır&lt;/div&gt;&lt;!-- / message --&gt;</description>
</item><item>
<title>Saç Dökülmesi 2</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Sac_Dokulmesi_2.html</link>
<description>&lt;p&gt;saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunudur. yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçın esas maddesi keratin’dir. saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: saç sadece kökünden beslenir. saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. bir kez daha hatırlatalım: saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. sorunun kaynağını araştırın. demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;bir hatırlatma&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. bu küf, ilk kez 1970’li yıllarda almanya’da kullanıma verildi. tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç kaybını artıran etkenler&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;tükenmişlik durumu, stres&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ateş, enfeksiyonlar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (tiroid bezi tembelliği)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kansızlık&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;mevsimsel dökülmeler&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;hamilelik ve emzirme dönemleri&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;zehirlenmeler&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;radyasyon&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;gerçekler ve rakamalar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;saç sayısı :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;her insanda 100.000 - 150.000&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;saç yoğunluğu :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;200/cm²&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;Çapı :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;0.1 mm&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;her bir saç telinin aylık uzama miktarı :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; 1 cm&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;bir günde toplam saç uzaması :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; 20-30 m&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;günde kaybedilen toplam saç sayısı :&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; 50-100&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Kıvırcık Saç ve Güzel Bukleler İçin Bakım İpuçları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Kivircik_Sac_ve_Guzel_Bukleler_icin_Bakim_ipuclari.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;kıvırcık saç&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;, kıvırcık saçlar.. saçlarınızın kıvırcık olmasını dert etmeyin. kıvırcık saçlarınızın daha hoş görünmesi ve&amp;nbsp; havalı buklelere sahip olmak için dalgalı saç hakkındaki ipuçlarımızı ve bakım önerilerimizi okuyup uygulayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;beğenilecek buklelere sahip olmak kolay artık. canlı, dolgun ve esnek&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;bukleler&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; için vereceğimiz ipuçlarına dikkat!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;havalı ve esnek buklelere sahip olmak İçin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçlarınızın yeterince beslenerek sağlıklı olması gerekir. saç tipinize uygun olacak şekilde her yıkamadan sonra bakım yapılmalıdır. Çünkü sebum saçınızın tamamını besleyemez. saçlarınıza yapacağınız bakımla, dipten uca kadar sağlıklı bir görünüm kazanılır ve kırıklar da önlenmiş olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğru kesimlerle istediğiniz buklelere sahip olabilirsiniz. Çok kısaltılırsa saçlar bir o kadar da kıvrılacaktır. buklelerin şekline göre kısaltılmalıdır.kıvırcık saçların yıpranmaması için, dış etkenlerden ve besleyerek korunmalıdır. kıvırcık saçlar için bakım ürünleri kullanarak, kurumasını ve kötü görünümlü kıvırcıklar oluşması önlenebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçlarınız hiç istemediğiniz şekle giriyor mu? Özellikle nemli ortamlarda yağlı ürünleri kullanmayarak buklelerin ağırlaşmamasını sağlarsınız. serum kullanarak özellikle gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyenler kullanılmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;mükemmel parlak bukleler için şekillendirici ürünleri &lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;(syling)&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; kullanarak görünümde olmasını sağlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ağır olmayan nemlendirici ürünler kullanarak, kıvırcık saçların hafif görünüme kavuşmasını sağlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçlardaki kırıkları düzeltmek için defrize yani düzgün olmasını sağlayan jel ile düzelterek kıvırcıkların havalı bir görüntü olması sağlanır. kıvırcık saçların esnekliğini kaybetmemesi için bigosu bulunmayan fönler kullanılmamalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçlarınızı yıkadıktan sonra ıslaklığını almak için havlu ile kurulayın. sonra saç şekillendirici ürününü saçlarınıza masaj yaparak yedirin. bigosu olmayan fön kullanmayın ve saçlar çok kıvırcıksa asla taramayın. serum kullanarak saçlarınızın canlı ve parlak olmasını sağlayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kıvırcık saçlar sönük ve donuk görünür çünkü kurudurlar. Şampuan kullanıldıktan sonra doğru bir bakım ürünü ile bu sorun ortadan kalkılabilir ayrıca saçın canlılığını sağlamak içinde sirkeli su kullanılabilir ya da saçın kırıklarını düzeltecek ürünlerde kullanılabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;permalı saçlara itina gösterilmelidir çünkü canlılığı ve parlaklığını yitirmemek için. zayıf saçları güçlendirmek için kuruluğa yani saçın genel sağlığını korumak gerekir. bu yüzden haftada bir kere bir saat kuru saça maske uygulanılmalıdır. sonrasında bol suyla iyice durulanmalıdır.&lt;br&gt;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Saç Boyama ve Saç Kınası Hakkında Önemli Bilgiler</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Sac_Boyama_ve_Sac_Kinasi_Hakkinda_onemli_Bilgiler.html</link>
<description>&lt;p&gt;daha çekici bir görünüm için&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;saç boyama&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;ve saç kınası.. güzelliğin vazgeçilmez unsurlarından olan saçlarınız için bilgiler..&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;saç boyama,&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;saç kınası ve saça &lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;kına&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;yakarak saç rengini değiştirme..&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç boyarken doğal boyaları mı ya da kimyasal boyaları mı tercih etmeliyiz? sizce uygun saç boyası nasıl olmalı?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yeni bir görünüm kazanmak, yılların yıpranmışlığını örtmek veya bambaşka bir parlaklık yaratmak için… sizce en uygun boya nasıl olmalıdır? Öncelikli olarak neler yapılmalıdır? kullanım sırasında sağlık göz önünde bulundurularak nelere dikkat edilmelidir? yenilenin. yepyeni bir görünüm kazanın!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saç boyamada&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;kına&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; oldukça yaygın bir yöntemdir. kınayı diğer boyalardan ayıran en büyük özelliği hiçbir yan etki bulundurmaması ve zarar verici maddeler içermemesidir.&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;saç boyama&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;denince akla ilk gelen kınadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle anadolu’da boyamanın dışında dövme yapımında da kullanılan &lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;kına&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;; orta doğu, kuzey afrika ve hindistan’da yetişmekte olan bir bitkiden çıkarılır. bu bitkiden elde edilen kına sarıdan kırmızıya muazzam bir ton çeşitliliği içerisinden geçer ve bu çeşitliliği içerisinde esmer veya turuncu renklere sahip olunur. bu yansımalar sırasında kumral tonlar ve maun renkler elde edilir.&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;kına&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; doğal boya yapımında yer alır. Üreticiler, bu rengin az bir seçeneği olduğu için çivit ve kınayı karıştırarak birden fazla renk seçeneğini sunarlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;saçlarınızın ışıltılı ve doğal olması için doğal boyalar kullanmanızı öneririz. ancak saç telinizin içine geçmediği için beyazlarınızı tamamen kapatmaz. pozitif yanı saçınıza doğal bakım sağlar. doğal bir kına ile saçınızı boyamak yerine saçlarınızın güçlenmesini sağlamış olursunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kimyasal boyalar ile doğal boyalar arasındaki fark, doğal boyalar ufak maddelerden oluşur. doğal boyalarla boyanan saçlar, saç telininin tamamına içine işler. kimyasal boyayla boyanmış gibi görüntü sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğal boyalar saç rengini, yapısını bozmadığından saçın ilk boyanmış gibi görünmesi açısından kimyasal boyalardan farklıdır. saçlar yıkandıkça boyalar yavaşça gider ve hacimli saçlar ortaya çıkar. saç rengini değiştirmeden saçın bütününü zarar vermemesi açısından doğal boyalar yararlıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğal boyalarla boyanan saç kimyasal boyalara göre daha uzun sürede tutulur. saçların biçimine ve rengine göre özenli davranarak bir saate yakın tutulmalıdır. ancak “ havuç turuncu” gibi bir renkte saç ile karşılaşılmak istenmiyorsa açık renk saçlar da, boyama işleminden sonra fazla bekletilmemelidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kimyasal boya uygularken, daha önce saça doğal boya uygulanmış ise, kullanma kılavuzunda belirtilen süreden daha uzun tutulmalıdır. saçlar güçlendiği için kimyasal boyayla boyanan saçın içine işlemesi için daha uzun bir sürede bekletilmelidir. daha iyi sonuç için birkaç kez uygulanılabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Doğal Saç Bakımı: Kakao Yağı Terapisi</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Dogal_Sac_Bakimi:_Kakao_Yagi_Terapisi.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kakao yağı İle doğal saç bakımı...&lt;br&gt;&lt;/strong&gt; bu yapılan karışımla da koyu renk saçların uygulayabileceği bir bakım yöntemidir. Öncelikle genişçe tencerenin içinde kaynattığınız sıcak suyun içine biraz daha küçük tencere yerleştirin. yerleştirdiğiniz tencerenin içine, bir çorba kaşığı susuz lanolini, bir çorba kaşığı kakao yağını ve yarım çay fincanı ayçicek yağını da ilave edip karıştırarak eritin.karışım yaptığınız kabı alıp iyice karıştırın. sonra hazırladığınız malzemeden bir çorba kaşığı alın ve bir çorba kaşığı su ilave edip karıştırın. en son hazırlamış olduğunuz karışımı başınızı ovarak masajla iyice yedirin ve on beş dakika ile yarım saatleri arasında bekleyin. sonra bol su ile saçlarınız durulayın.&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Daha Dolgun Dudaklar İçin Dudak Estetiği</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Daha_Dolgun_Dudaklar_icin_Dudak_Estetigi.html</link>
<description>&lt;p&gt;güzel görünen dudaklar için&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;dudak estetiği&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;nasıl yapılır, daha doldun ve daha güzel dudaklar için ne yapmak gerekir? dudaklarınızın eskisinden daha dolgun ve çarpıcı görünmesi için&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;dudak estetiği&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;&amp;nbsp;yaptırmayı düşünüyorsanız bu makalemizi mutlaka okuyun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;niçin dolgun dudakları güzel buluyoruz? Çünkü gençliğin sembolüdür dolgun dudaklar. bayanların vücudunda mühim değişimler oluşur. Çünkü zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azalır. değişimlerin belirtileri, cildin kuruması, saçların seyrekleşmesi, dudakların incelmesi ve doğurganlığın azalmasıdır. kalın ve dolgun dudakları bilmeden güzel görüyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yaşımızdan birkaç yaş küçük olabiliriz. bunun için tedbir alarak, zamana yenik düşen dolgun dudaklara sahip olabiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;enjeksiyon&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yabancı dolgu maddeleriyle&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;dudakların dolgun görünmesi için sık olarak kullanılan yabancı dolgu maddeleri kolajen ve hyalurinik’tir. bu dolgu maddelerin tatbiki oldukça kolay ve hemen hayatına kaldığı yerden devam edebiliyor. sürekliliği olmadığından dezavantaj oluşuyor. dudaklar tekrar altı ayda eski şekline geliyor.operasyon ile daha dolgun dudaklar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;kişinin kendi dokusuyla&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;dudakları dolgunlaştırmak için kişinin kendi vücudundan yağ ve deri benzeri dokuları alarak kullanılmaktadır. dudaklara enjekte etmek için, bu dokulardan doku karışımı hazırlanılır. lokal anestezi ile enjekte edilmektedir ve karmaşık bir işlem değildir. alerjik bir riski de yoktur. Çünkü kişinin kendi dokusundan dolayı birkaç defa yinelemek gerekir böylece kalıcı olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kesi yöntemiyle&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bu tekniğin amacı, dudaklara daha kalın bir görünüm ve dudak kenarlarını dışarı taşırarak dolgun dudaklara sahip olunmasını sağlamaktır. dolgu maddeleri kullanmadan önce kesi tekniği ile kalın ve biçimli dudaklar oluşturulur. dolgu maddeleri gibi karışık bir operasyon değil kolay şekilde lokal anestezi ile yapılmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Daha Güzel Kalçalar İçin Öneriler ve Kalça Egzersizleri</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Daha_Guzel_Kalcalar_icin_oneriler_ve_Kalca_Egzersi.html</link>
<description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;kalçalar, büyük kalçalar.. kalçalarınızın biçimsiz ve kötü görünmesinden şikayet mi ediyorsunuz? cevabınız “evet” ise bu yazımızı okuyarak daha güzel ve daha formda kalçalara sahip olmak için ipuçlarımızı öğrenip uygulayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;vakit ayırarak ve çaba göstererek daha formda kalçalara sahip olmak hiçte zor değil. daha formda bir kalçaya sahip olmak hayal değil. vücudun en ilgi çeken bölgelerden biri kalçalardır. ufak, sıkı ve dar kalçalar.. Çekici bir görünüm ve formda olması için biraz bakım, itina ve eksersiz hareketlerle sağlanılabilir. tek yapmanız gereken, kalçalara zaman ayırmak ve çaba göstererek dişiliğin sembolünü ortaya çıkarmak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;sağlığımız için suyun yararları çok. suyu hiçbir zaman ihmal etmeyin. Çünkü suyun sindirim sistemi ve cilt için pozitif tesirleri vardır. su içmeyi ihmal etmeyelim mümkün olduğunca 13 bardak su içelim.kaslarınızı çalıştırarak biçimli, sıkı, dar kalçalara sahip olabilirsiniz. formda bir kalçaya sahip olabilmek için yapmanız gereken eksersiz hareketler şunlar: yere yatın ve sırt üstü uzanın 10 kere kalçanızı kaldırıp indirin. on saniye kadar yukarıda tutun. dört kez bu hareketi tekrar edin. yürüyüş yaparak, yüzerek ve bisiklete binerek kalçalarınıza bu tür eksersiz hareketleri yapabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kalçalar için çok faydalı olan hareketlerden biri de masajdır. suyla ve masaj aletleriyle kalçalarınıza masaj yapabilirsiniz. kalçalarınızın sıkılaşması için, soğuk su basıncı da uygulayabilirsiniz. sağlığınız için tuzlu yiyecekler ve tuzdan kaçının. bayanların çoğunda özellikle masa başında çalışanların, hareketsizlik nedeniyle kilo artışı oluşarak kalça bölgesinde genişlemelere yol açıyor. bu yüzden ofis içerisinde hareketsiz kalmamaya çalışın. asansör yerine merdiven kullanın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin, yürüyebileceğiniz mesafelerde yürümeyi tercih edin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Nemlendirici Cilt Maskesi Tarifi 2</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Nemlendirici_Cilt_Maskesi_Tarifi_2.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yararları nedir :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;bu maske kuru ve nemsiz ciltler içindir. İçinde bulunan süt cildi nemlendirip, yumuşak olmasını sağlar ve sıkılaştırır. yumurta sarısı ise, cildi besler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ne zaman kullanılmalı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;haftada bir kez bu maske uygulanmalıdır.&lt;br&gt;&lt;strong&gt;malzemeleri :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;1 kaşık süt + bir yumurta sarısı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;hazırlanışı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;bir kaşık süt ve bir yumurtanın sarısın bir kaba koyup karıştırın. karıştırdığınız karışımı 15 dakika yüzünüze ince bezle örterek bekletin. temizleme işlemini önce kâğıt bir mendille silin sonra ılık ve soğuk suyla sırasıyla yıkayın yüzünüzü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Siyah Noktalar İçin Maske Tarifi</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Siyah_Noktalar_icin_Maske_Tarifi.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;siyah noktalar&lt;/font&gt;&amp;nbsp;için maske tarifi.. &lt;font color=#ff0000&gt;siyah noktalar&lt;/font&gt;ınızdan artık kurtulmak istiyorsanız aşağıdaki maskeyi evinizde kolayca hazırlayıp uygulayabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yararı nedir: cildin dezenfekte olmasını, sivilceleri kuruması ve &lt;font color=#ff0000&gt;siyah noktalar&lt;/font&gt;ın kaybolmasına limon suyu iyi gelir. cildin beslenmesini ve yağ miktarını dengelemesini de yoğurt iyi gelmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ne zaman kullanılmalı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;haftada bir kez bu maske uygulanmalıdır.&lt;br&gt;&lt;strong&gt;malzemeleri :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;1 adet limonun suyu + bir kâse yoğurt.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;hazırlanışı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;bir limonun suyu ile bir kâse yoğurt karıştırılır. gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze 15 dakika bekletin. maskenizi ılık su ile yıkayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Sivilceler İçin Karnabahar Maskesi Tarifi</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Sivilceler_icin_Karnabahar_Maskesi_Tarifi.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;sivilceler&lt;/font&gt;&amp;nbsp;için maske tarifi, sivilce temizliği için karnabaharlı&amp;nbsp;&lt;font color=#ff0000&gt;sivilce maskesi&lt;/font&gt;&amp;nbsp;tarifi..&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yararı nedir :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;temizleyici özelliği vardır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ne zaman kullanılmalı :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;haftada bir ya da iki kez bu maske uygulanmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;malzemeleri :&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;2 kaşık zeytinyağı + 8 adet karnabahar yaprağı.hazırlanışı: İki kaşık zeytinyağı ile sekiz adet karnabahar yapraklarını mikser ile iyice karıştırın. sonra hazırlamış olduğunuz karışımı 10 dakika bekletecek şekilde yüzünüze özellikle, problemli tarafa daha bol sürün. sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Menopoz (Menapoz) Durumu İçin Beslenme Tavsiyeleri</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Menopoz_(Menapoz)_Durumu_icin_Beslenme_Tavsiyeleri.html</link>
<description>&lt;p&gt;menopozun (menapoz) olumsuz etkilerine karşı,&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;'elajik'&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; asit bulunan üzüm ile sebze hormonu olan &lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;'fitoöstrojen'&lt;/font&gt;&lt;/u&gt;“ içeren nohutun korumasında etkilidir. kolon kanserini karşı korunmasında, idrar yolları kaslarını rahatlatmasında, vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılamasında günde iki-üç adet kuruk erik yenilerek rahatsızlıklar engellenir.zencefilin ve kekik yağının da banyo da sürüldüğünde romatizma ağrılarını büyük oranda azaltmada olumlu etkileri vardır.&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Adet Bozuklukları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Adet_Bozukluklari.html</link>
<description>&lt;p&gt;regl olmak (adet kanaması, ay hali) kadın hayatının önemli bir parçasıdır. genç kızlığa adım atılan dönemde bazen şok etkisi yaratabilen ilk adet kanaması kısa bir süre sonra kadının her ay düzenli görmeye alıştığı ve düzensizleşmesi durumunda endişeye kapıldığı bir olgu haline gelir. adet düzensizlikleri kadınların sık yaşadıkları sağlık sorunlarındandır ve her bilinçli kadının bu düzensizliklerin nedenleri hakkında genel bilgilere sahip olması gerekir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;adet düzensizliğinin tanımı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;normal bir adet düzeni olan kadın 26-35 günlük aralıklarla (bu aralığın başlangıcını ve bitişini bir adetin ilk günüyle diğer adetin ilk günü belirler) kanama görür ve bu kanama 3-7 gün arasında devam eder. İlk günlerde nispeten daha fazla olan kanama yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde tamamen biter. tüm bu adet dönemi boyunca kadın ortalama olarak 60 ml. kan kaybeder. bazı kadınlarda ek olarak tam iki adetin ortasına denk gelen dönemde birkaç damla süren lekelenme tarzında kanama olabilir. ovulasyon&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;(yumurtlama)&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; esnasında oluşan bu kanama her ay tekrar eder ve normal dışı bir durum olarak kabul edilmez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yukarıda anlatılan düzenden her sapma adet düzensizliği olarak tanımlanır. her adet düzensizliği tipinin kendine özgü nedenleri ve tedavi şekilleri olduğundan tanı koyma aşamasında kadının düzensizliği iyi tarif edebilmesi çok önemlidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kadınlar neden adet kanaması görürler ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İki adet kanamasının ilk günleri arasında kalan ve menstruasyon siklusu adı verilen döngünün amacı uterusu (dölyatağını) gebeliğe hazırlamaktır. bu döngünün düzenli olarak işlemesine hem fizyolojik hem de ruhsal süreçler katkıda bulunur: her adetin ilk gününde beyinde bulunan hipofiz adlı salgı bezinden salgılanan bir hormonun etkisiyle yumurtalıklardan birinin içinde bir oosit (yumurta) hücresi olgunlaşmaya ve östrojen hormonu üretmeye başlar. bu hormon uterus iç tabakasının kalınlaşmasından ve gebelik için ön hazırlıkların tamamlanmasından sorumludur. 14 gün süren bu kalınlaşma döneminde yumurta hücresi etrafında sıvı birikimi olur ve yumurtalık yüzeyinde yaklaşık 18-20 mm. çapında içi sıvı dolu olan ve folikül adı verilen yapı ortaya çıkar. bu olaylar esnasında hipofizden salgılanan diğer bir hormonun kanda seviyesi belli bir aşamaya yükseldiğinde bu gelişen folikül çatlar ve içindeki olgunlaşmış yumurta hücresi serbest kalır. bu hücre fallop tüpü içine girerek burada ilerlemeye başlar. fallop tüpü içinde oosit bir sperm hücresiyle karşılaşır ve döllenme gerçekleşirse gebelik başlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra kanda östrojen hormonuna ek olarak progesteron hormonu da yükselmeye başlar. bu hormon uterus iç tabakasını döllenen yumurtanın yerleşmesi ve gebeliğin devam etmesi için uygun hale getirir ve bir anlamda östrojen hormonunun burada yaptığı ön hazırlıkları tamamlar. gebelik oluşmazsa kanda hormon seviyelerinin düşmesiyle belli bir süre sonra endometrium tabakası dökülmeye başlar. bu dökülme kanamayla birlikte olur. adet kanaması adı verilen bu kanamayla birlikte endometrium yeni siklustaki muhtemel bir gebelik için tekrar hazırlanmaya başlar ve yukarıdaki döngü en başa döner.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;adetin zamansal olarak düzenli olmasını sağlayan en önemli mekanizma ovulasyon (yumurtlama) ve buna bağlı olarak salgılanan progesterondur. ovulasyon herhangi bir nedenle gerçekleşemezse endometrium tabakası östrojen etkisi altında kalınlaşmaya devam eder ve beklenmedik zamanda, sıklıkla gecikmeli olarak ve gene sıklıkla normalden fazla kanama olur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;tüm hormonal mekanizma beyin üst merkezlerinin denetimindedir ve psikolojik etkenler hormonal salgılamayı etkileyerek adet düzeninde değişikliklere neden olabilirler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;adet düzeninde diğer önemli bir etken de tiroit hormonlarıdır. bu hormonların azlığı ya da fazlalığı durumunda adet düzeni sıklıkla bozulur ve yine sikluslar sıklıkla yumurtlama olmaksızın gerçekleşir&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Hamilelikte Cinsel Yaşam</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/Hamilelikte_Cinsel_Yasam.html</link>
<description>&lt;p align=justify&gt;Çoğu kez, gebeliğin cinsel arzuyu artırdığı mı, yoksa azalttığı mı, sorusu ortaya çıkar. fizyolojik açıdan, cinsel organlarda daha fazla kan toplandığı için, cinsel arzuların artması gerekir. gebeliğin başlangıcında vagina duvarlarının esnek duruma gelmesi, erkekte de artan bir uyarılma oluşturur. gebelik sırasında kadının cinsel yaşamla ilgili düşünceleri üç kategoriye ayrılabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;birinci gruba giren kadınlar, gebe kaldıkları zaman, kadınlıklarına daha fazla güvenmeye başlar. bu güven duygusu ve arzular birleşince, o zamana kadar olmadık şekilde, orgazmı tadarlar. artık gebe kalmak korkusu da ortadan kalktığı için, kendilerini daha çok zevke kaptırırlar. bu, özellikle ilk zamanlar ve ilk gebelik için söz konusudur. fakat bu durumda kadınlar, fazla uyarılmadan kaçınmalı, çok sıkı ve derin birleşmelere yanaşmamalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İkinci grup kadınlarda annelik sevgisi uyanır, bütün öteki arzular zayıflar. annelik bilinci, özellikle gebeliklerin orta devresinde, cenin hareketlerini duyumsayan kadınlarda görülür. böyle kadınlar, eşlerini cinsel birleşimden caydırmaya çalışır. bu gruptan kadınlar, gebelik sırasında geçici olarak cinsel soğukluğa yakalanır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;cinsel yaşama karşı tiksinti duyarlar ve bundan dolayı suçluluk duygusu çekerler. Çünkü bunlar, cinsel ilişkinin amacının üremek olduğuna inanmıştır. başkaları ise kör inançlarla doludur ve cinsel birleşim sırasında ana rahmindeki çocuğun başı sarsıldığı takdirde, aşırı şehvetli ya da geri zekalı bir bebek dünyaya getirmekten çekinir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;erken doğum veya düşük yapmaktan da korkabilirler. erken doğum ya da düşük yapmak eğiliminde olan kadınların dışında, her türlü cinsel yaşamdan kaçınan kadınlar, akıllıca davranmış olmaz; bu durumda koca ile barış içinde yaşamak çok zorlaşır. kadın direnmeye devam ettiğinde, kocasına başka türlü yardımcı olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Üçüncü gruba, gebelikleri ileri devresine varmış kadınlar girer. vagina duvarları cinsel ilişki i-in çok yumuşak duruma gelmiştir. her iki taraf da hemen hiç uyarılmaz. zevk duygusu o kadar azdır ki, kadın cinsel yaşama karşı ilgi duymamaya başlar. rahmin iyice genişlediği son aylarda, cinsel ilişki canını sıkar ve genellikle çok çabuk yorulur. erken doğum ve düşük yapmak tehlikesi olmayan kadınlar da aşağıdaki önlemleri gözönünde bulundurmalıdır:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1. cinsel ilişki; 4. ayın sonuna kadar ortalama haftada bir kez; 7. aya kadar, ayda üç ile dört kez ve 8. ayda iki kez yapılmalıdır. 9. ayda cinsel birleşimden kaçınılmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2. cinsel pozisyonlar gebelik ilerledikçe değiştirmelidir. fazla derine girmemeyi ve ihtiraslı hareketler yapmamayı, erkek kendisine kural edinmelidir, kadın da hareketlere katılmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;3. cinsel organlar kesinlikle uyarılmamalı; bunun yerine göğüsler okşanabilir. göğüs uyarılmaları rahmin kasılmasını sağlar, fakat kadın eğer gebelikten önce buna alışıksa, erken doğum ve düşük yapmak tehlikesi hemen hemen yoktur. gebelik sırasında göğüs uyarılmaları özellikle meme uçlarının emilmesi, kadını çocuğu emzirmeye hazırlar. emmek, meme ucu derisini kuvvetlendirir ve uçları belirginleşir. gebeliğin ileri devrelerinde hiç bir şekilde parmaklar vaginaya sokulmamalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;4. erkek cinsel birleşimi, yukarda önerilen sayılardan daha sık yapmakta diretirse ya da kadının canı ilişkide bulunmak istemezse, kadın durumun üstesinden ustalıkla gelmeli, erkeği kabaca reddetmemelidir. karşılıklı uyarma sırasında, konuşma konusunu değiştirmeli ve erkeğin arzularını hafifletmelidir. bunda başarılı olamazsa, kocasın okşamayla orgazma ulaştırmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bazen ağız-cinsel organlar pozisyonu olan m?f uygulanabilir. bu durumda erkek cinsel organlarını çok temiz tutmalıdır ve kadın, spermleri yuttuğunda endişeye kapılmamalıdır. bunun kadına bir zararı yoktur. yalnız kadın erkeğe derin bir sevgiyle bağlı değilse, bu ona zor gelebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kadının bu pozisyonu uygulaması, erkekte ortak sevgilerinin yeni bir bilincini doğurur ve onu mutluluk duygusuna ulaştırır. penisin uyarılması herhangi bir nedenden olanaklı değilse ya da erkek birleşimde diretirse kadın arkadan yan pozisyonu alabilir. erkeğin boşalmasını hızlandırmak için kadın, kaba etlerini ritmik hareketle kasabilir ve penisin uyarılmasını artırabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kısaca toparlamak gerekirse, kadın kocasının isteklerine uyabilir. fakat bunda sağlığını tehlikeye sokmamalıdır. eğer bunu gerçekleştirirse, ruhsal ve bedensel sevgiyi tam anlamıyla kazanır, kendisine de, gebeliğin bir hastalık olmadığını kanıtlar.&lt;/p&gt;
&lt;div class=c&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=sh-bs&gt;&lt;img height=1 alt="" src="http://www.uslanmaz.com/img/1px_tr.gif" width=1&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div id=sh-b2&gt;
&lt;div id=sh-b2-b&gt;
&lt;div class=sb-ico&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class=sb-txt&gt;rastgele seçilmiş cinsel yaşam yazıları&lt;/div&gt;
&lt;div class=sb-lnk&gt;birbirinden önemli cinsel yaşam yazılarını sizin için seçtik&lt;/div&gt;
&lt;div class=c&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div id=sb-dh&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</description>
</item><item>
<title>Meme Başı Akıntıları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/meme_basi_akintilari.html</link>
<description>&lt;p align=justify&gt;meme başı akıntısı , memede kitle ve ağrı şikayetinden sonra karşımıza çıkan bir sorundur.meme ile ilgili nedenlerle polikliniğe başvuran hastalarda bu oran %3-5 olup, bu sebeple meme ameliyatı geçirenlerin oranı ise %7-8’i oluşturmaktadır.yaş olarak da en sık 25-45 yaşları arasında görülür.&lt;br&gt;&lt;br&gt;meme başı akıntısı daha çok iyi huylu hastalıklarla birlikte olmasına karşın akıntının bir memeden ya da her iki memeden olması, kendiliğinden veya uyarımla olması, sürekli ya da aralıklı olması, tek bir kanaldan ya da birçok kanaldan akıntının gelmesi, akıntının kanlı veya kansız olması altta yatan olası kötü hastalığı ortaya çıkarmak açısından önemli noktalardır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;adet döneminin başlamasından itibaren gebelikte,laktasyonda(süt verme dönemi) ve menopoz sonrası dönemde memelerde fonksiyonel(beklenen) ve patolojik(normalin dışında) değişiklikler olur. bu patolojik değişikliklerden birisi de meme başı akıntısıdır, gebelik ve laktasyon dışında ortaya çıktığında patolojik olarak kabul edilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;meme başı akıntıları genel olarak üç grup altında incelenebilir;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;galaktore &lt;/p&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;kansız akıntı &lt;/p&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;kanlı akıntı &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;p align=justify&gt;&lt;b&gt;galaktore&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;her iki memeden, spontan (kendiliğinden) olarak, tüm kanallardan sütlü akıntı gelmesi galaktore olarak adlandırılır. memelerden sütlü akıntı gelmesi gebelik sırasında veya gebelik bittiğinde görülebilir.bu yaklaşık iki yıl kadar sürebilir ve emzirme bittiğinde kesilir. gebelik veya emzirme olmaksızın memelerden sütlü akıntı gelmesi fizyolojik, farmakolojik (ilaçlara bağlı) veya endokrinolojik (hormonal) nedenlere bağlı olabilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;fizyolojik olarak;aşırı meme manüplasyonu (elle uyarılması), meme başlarının emilme şeklinde uyarılması buna yol açabilir. tanı ve tedavi için uyarı kesilerek akıntının devam edip etmediğine bakılır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;farmakolojik nedenler ise başka problemler nedeniyle kullanılan ilaçların galaktoreye sebep olmasıdır. bu ilaçlar arasında en sık ülser ilaçları, doğum kontrol ilaçları, antiemetikler (bulantı giderici ilaçların bir kısmı) ve antidepresanlar sayılabilir. ayrıca kronik morfin kullananlarda da görülebilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;endokrinolojik sebeplere gelince bir grup kadında galaktorenin sebebi kolayca açıklanamaz. böyle durumlarda serum prolaktin seviyesi oldukça yardımcıdır. prolaktin, hipofiz ön lobundan salgılanan bir hormondur. görevi memeden süt salınımını sağlamak, diğer hormonlarla birlikte memenin gelişimine katkıda bulunmaktır. &lt;br&gt;&lt;br&gt;gebelik sırasında prolaktin seviyesi yükselerek doğumdan hemen sonra 200 ng/ml ye ulaşır. gebelik ve doğum olmaksızın prolaktin seviyesindeki artış hipofize ait tümoral bir kitleyi düşündürmelidir. hastalarda kitleye bağlı baş ağrısı ve görme bozukluğu vardır. tanı için görme alanı muayenesi yapılır.kafa grafisi ile büyük bir hipofizer kitle ortaya çıkarılabilir. daha küçük kitleler için bilgisayarlı tomografi ya da magnetik rezonans çekilebilir. kitlenin boyutuna ve medikal(ilaç) tedavisinin sonucuna göre cerrahi eksizyon ve radyoterapi(ışın tedavisi) planlanabilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;bunların dışında hipotalamik kitleler, enfeksiyonlar, vasküler (damarsal) ya da dejeneratif hasarlar, ektopik (normal yeri dışında) prolaktin salgılayan bronkojenik karsinoma, göğüs duvarına ait lezyonlar; herpes zoster, cerrahi skarlar da galaktoreye sebep olabilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;eğer galaktore kontrol altına alınamıyor, hastanın sosyal ve seksüel yaşamını etkiliyorsa ayrıca gelecekte gebelik planı yoksa cerrahi ile tüm kanallar çıkarılabilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;kansiz akintilar&lt;br&gt;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;pürülan akıntılar: sıklıkla çocuk emzirme döneminde görülmekle beraber postmenapozal kadınlarda da görülebilir. memede ağrı, huzursuzluk ve bir çok kanaldan kaynaklanan, spontan, tek taraflı akıntı enfeksiyon (iltihap) belirtileri ile birlikte mevcuttur. enflamasyona ait klinik ve laboratuar bulguları ile tanı koyulabilir .&lt;br&gt;&lt;br&gt;tedavi için kültür alınarak uygun antibiyotik ve antiinflamatuar (iltihap giderici) verilir. eğer apse oluşmuşsa insizyon ve drenaj gereklidir. ayrıca inflamatuar kanser açısından dikkatli olmak gerekmektedir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;kanli akintilar&lt;br&gt;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;bu hastalarda sıklıkla&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;%48.1 İntraduktal papillom&lt;/p&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;%32.9 fibrokistik değişiklik&lt;/p&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;%14.3 kanser&lt;/p&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p align=justify&gt;%4.8 duktal ektazi &lt;/p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;p align=justify&gt;saptanmıştır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;meme duktus ektazisinde (meme kanallarının genişlemesi) bu tür akıntı görülür.bu grupta akıntılar farklı renklerde ,spontan , yapışkan ,bilatera l(iki taraflı) ve bir çok kanaldan olur. Çocuk doğurmuş, meme başı uyarımı olan, 37-53 y. arasında ki kadınlarda daha sıklıkla görülür. akıntı sıklıkla farklı renklerde karşımıza çıkarken genellikle yeşil hakimdir. sırasıyla sarı, beyaz ,kahverengi-gri ve kırmızımsı kahverengi olabilir. bu son renk kanlı akıntı ile karışabilir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;İntraduktal papillomlar da bu tür akıntılara sebep olabilir.genellikle 20-40 yaşlarında görülürler. Çoğunlukla meme başına yakın bir kist ya da genişlemiş bir duktus içinde gelişen genellikle 1 cm’ den küçük lezyondur. bazen papillomlar birçok duktusda ve duktusun farklı yerlerinde de olabilir. fizik muayene ile akıntının geldiği duktus saptanmaya çalışılır. tanıda mamografi yalnız başına yetersizdir. duktografi (kanallardan ilaç verilerek görüntüleme) ve histopatolojik (parçanın alınarak mikroskop altında incelenmesi) tanıda önemlidir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;bu akıntılar sıklıkla kanserle veya prekaseröz mastopati ile birliktedir. akıntı tek taraflı , tek kanaldan kaynaklanıyor, kitle var ise sitolojik ve mamografik bulgular da değerlendirilerek kanser ayırıcı tanısına gidilmelidir&lt;br&gt;&lt;br&gt;akıntı serösanginöz (sulu-kanlı gibi) ya da kanlı ise 50 yaşın altında iyi huylu olma olasılığı artarken, 50 yaşın üstünde kötü bir hastalık ile birlikteliği sıktır. yaş artışı ve kitle varlığı kanser olasılığını akla getirmelidir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;meme başı akıntısında hastaya yaklaşım ve tanı yöntemleri ne olmalıdır ?&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;eğer akıntı çamaşır üzerinde spontan fark edilmişse bu hastanın aktivasyonu örneğin jimnastik sonrası fark edilenden daha önemlidir. akıntının menstruel siklus (adet kanamaları), ovulasyon ve mevcut gebelik ile ilişkisinin olması nonkanseröz (kanser dışı) lezyon ayırımında önemlidir. akıntının rengi, travma (hasara maruz kalma), cerrahi, herpes zoster gibi enfeksiyonlarda ayırıcı tanıda önemlidir. hikayede ilaç kullanımı araştırılmalıdır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;hasta yaşı ve ailede kanser hikayesi meme kanseri gelişiminde artmış bir risktir. tüm menapoz sonrası akıntılar önemlidir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;her iki memenin fizik muayenesi nazik ve dikkatli biçimde yapılmalıdır. akıntının geldiği kadranın demonstrasyonu önemlidir. akıntının rengi ve konsantrasyonu gözlenir. sitoloji yapılabilir fakat yalancı negatif sonuç oranı yüksektir. sitoloji şüpheli, kitle tespit edilememişse kesin tanı için akıntının geldiği meme duktusu çıkarılarak tanıya gidilmelidir. tüm palpe edilen (ele gelen) kitlelerde ince iğne aspirasyon biyopsisi gereklidir. histopatolojik tanı daha değerlidir ve bizi kesin tanıya götürür. mammografi öncelikle yapılmalıdır. duktografi özellikle intraduktal papillom tanısında yardımcı olabilir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;sonuç olarak tek taraflı, kendiliğinden olan, kanlı akıntılarda mutlaka tanının konması gerekmektedir.ayrıca unutmamamız gereken önemli bir nokta ise, akıntının gelip gelmediğini kontrol için kesinlikle meme başını uyarmamalıyız. akıntı var ise zaten gelecektir.&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Meme Dokusu ve Meme Hastalıkları</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/meme_dokusu_ve_meme_hastaliklari.html</link>
<description>&lt;p&gt;memeler, bebeğin belli bir gelişim aşamasına kadar besin ihtiyacını karşılamak üzere süt üretmekten ve salgılamaktan sorumlu yapılardır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;memeler ergenlik öncesi dönemde kız ve erkek çocuklarında yaklaşık aynı büyüklükte olmalarına karşın, ergenlik döneminde yumurtalıklarda östrojen hormonu üretiminin başlamasıyla hızlı bir şekilde gelişim gösterirler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;memelerin ulaştığı nihai büyüklük genetik etkenlerle yakından ilgili olmakla beraber, vücudun yağ oranı da büyüklüğü etkileyen diğer bir etkendir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bunun dışında memelerin büyüklüğü vücuttaki hormonal değişikliklere de cevap verir ve özellikle adet öncesi dönemde kadınlar memelerinde dolgunluk ve bazen hafif ağrı hissedebilirler. bu dolgunluk ve hassasiyet adet görmekle beraber hızla kaybolur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;gebelik döneminde östrojen hormonu üretiminin daha da artması memelerin büyümesine ve bazen hassaslaşmasına neden olur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;meme dokusunun yapısı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme dokusu temelde vücut ter bezlerinden türemiş bir yapıdır ve göğüs bölgesinde 2. ile 7. kaburgalar arasında yerleşmiştir. dış kısmı cilt ile kaplı bu dokunun iç yapısında salgı bezleri, yağ dokusu ve bağ dokusu bulunur. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme dokusunun hemen arkasında bulunan pektoral kasın kılıfı ile arasında yer alan boşluk, meme dokusunu nispeten hareketli bir organ haline getirir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;memelerin her birinde ortada meme başı adı verilen koyu renkli yuvarlak bir yapı vardır. bu yapının ortasında da meme ucu adı verilen silindir şeklinde, sütün esas boşaldığı yapı yer alır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme başında yer alan salgı bezleri kaygan bir sıvı salgılayarak bu bölgenin esnek kalmasını ve enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;her meme, lob adı verilen 15-20 adet bağımsız süt üreten birimden oluşur. her lob kendi içinde 20-40 adet daha ufak alt birime ayrılır. bu alt birimler yine kendi içlerinde esas süt üreten hücrelerin toplandığı çok sayıda bölüme ayrılırlar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme dokusu içinde üretilen sütü dışarıya taşımak için çok sayıda süt iletim kanal ve kanalcıkları bulunur. böylece üretilen süt üretim yerinden kanalcıklara, kanalcıklar birleşerek daha büyük olan kanallara geçer. kanallarda bulunan süt bebek emdikçe bebeğin dişetleri ve dudaklarının yaptığı baskıyla hemen meme başında yer alan süt depocuklarına (sinüs) ve buradan da meme ucunda yer alan çok sayıda minik deliklerden bebeğin ağız boşluğuna akar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;memede süt üreten birimleri birbirine bağlayan ve meme dokusuna sağlamlık kazandıran yapılara cooper bağları adı verilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme dokusu hem kan damarları hem de lenf dolaşım sistemi açısından oldukça gelişmiş bir yapıya sahiptir ve dokunun lenf kanalları koltukaltında yer alan lenf bezlerine taşınırlar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;gebelik döneminde memelerde ortaya çıkan değişiklikler ve süt üretimi &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;meme dokusu gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle daha ilk haftalardan itibaren önemli değişikliklere uğrar. gebelik döneminde artan östrojen hormonu memelerin içindeki süt iletim kanallarını geliştirir. yine gebelik döneminde salgısı belirgin olarak artan progesteron hormonu, süt salgısını yapacak olan süt üretici birimlerin büyümesini ve gelişmesini sağlar. bu değişikliklerde gerekli olan enerji ve besin maddelerini sağlamak için meme dokusuna giden kan akımı da önemli derecede artar ve bu nedenle göğüslerin üzerinde yer alan yüzeye yakın toplardamarlar belirginleşerek daha genişlemiş olarak görülürler. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bu değişiklikler neticesinde gebeliğin ikinci yarısından itibaren kolostrum adı verilen ilk süt, meme kanallarında salgılanmaya hazır olarak bekler. bazı anne adaylarında gebelik döneminde belirgin şekilde kolostrum salgısı olabilir ve bu normal kabul edilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;doğanın inanılmaz gücü süt yapımında da kendini gösterir&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;prematüre (zamanından önce doğmuş) bebeklerin ihtiyaç duyduğu maddelerle miadında doğan bebeklerin besin ihtiyaçları birbirinden farklıdır ve buna uygun olarak gebelik haftasına göre kolostrumun bileşimi önemli değişiklikler gösterir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;böylece herhangi bir nedenle prematüre doğum gerçekleşirse bebeğin annesinden emdiği süt, erken doğmuş olmanın getirdiği ihtiyaçlara daha iyi cevap verir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;prolaktin ve oksitosin hormonları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bu iki hormon süt üretiminde ve üretilen sütün süt kanallarında ilerlemesinde önemli görevler üstlenir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bebek meme başını emdikçe annenin beyin dokusunun derinlerinde bulunan hipofiz bezinde prolaktin hormonu salgısı artar. kana geçen bu hormon buradan meme dokusuna geçerek süt yapıcı hücrelerin süt yapımını başlatmasını sağlar. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;bebeğin emmesi prolaktin salgısını artırması yanında hipofiz bezinden kana oksitosin hormonu salgılanmasını da artırır (bebeğin hayal edilmesi veya ağladığının duyulması da aynı etkiyi yaratabilir). &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;oksitosin hormonu süt üreten hücrelerin etrafında bulunan kas dokusunu harekete geçirerek bunların kasılmasını ve bu kasılmayla da sütün kanallarda ilerlemesini sağlar. ayrıca oksitosin hormonunun kanalları genişletici etkisi sütün kanallarda ilerlemesini daha da kolaylaştırır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;oksitosin hormonunun yüksek dozlarda rahimi kasıcı etkileri de vardır ve bu nedenle bu hormon doğum eylemi fizyolojisinde ve doğum sonrası rahimin "toparlanmasında" önemli görevler üstlenir. bu nedenle emziren annelerde, emzirmeyenlere göre rahim daha kolay "toparlanır". &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;oksitosin hormonunun rahimi kasıcı bu etkilerinden "suni sancı" oluşturulmasında ve doğum sonrası kanamaları durdurmada da faydalanılır ve bu amaçla bu hormonunun ilaç haline getirilmiş şekli serum içinde dışarıdan verilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;süt üretimi arz ve talep kanunlarına göre işler. bebek ne kadar emerse o kadar çok hormon salgılanır ve o kadar çok süt üretilir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;emzirmiş, veya emzirmekte olan bir anneyseniz bilirsiniz, henüz emzirmemişseniz bunu ileride yaşayacaksınız: &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;emzirme eylemi esnasında anne sütü kanallarda ilerlediğinde oluşan "hareketlenme" anne tarafından hissedilebilir. bunu anneler emzirme esnasında göğüslerde "karıncalanma", "yanma", "uyuşma", "kaşıntı", "ürperme" ya da daha farklı şekillerde, genellikle "tuhaf" ancak "rahatsızlık vermeyen bir şey" olarak hissederler. bazı anneler ise süt kanallarda ilerlediğinde hiçbir şey hissetmezler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Acil Korunma Yöntemleri</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/acil_korunma_yontemleri.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;acil kontrasepsiyon&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlişki esnasında kondomun yırtılması, korunma uygulamadan ilişkide bulunulması gibi durumlarda uygulanır. en yaygın kullanım alanlarından biri de tecavüz vakalarında kadının gebe kalmasını engellemek içindir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;br&gt;İki şekilde uygulanabilir: yüksek dozlarda östrojen hormonu verilmesi ve spiral takılması. uygulamanın ilişkiden sonraki ilk 72 saat tercihen ilk 24 saat içinde yapılması gerekir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yüksek doz östrojen ve spiral (rİa) rahim içinde oluşması muhtemel bir implantasyonu (döllenen yumurta hücresinin uterusa yerleşmesi) engellerler. her iki yöntemde de endometrium özelliği bozularak implantasyona elverişsiz bir duruma gelir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;uygulanması&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlişkiden sonraki ilk 72 saat içinde uzman doktor tarafından hangi yöntem kullanılacağına karar verilerek uygulanır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;koruyuculuk oranı ilk saatlerde uygulandığı anda çok yüksektir ancak süre arttıkça oran düşer ve 72 saat sonrasında koruyuculuğu oldukça düşer. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kimlerde uygulanması sakıncalıdır ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;acil kontrasepsiyon çok özel durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir ve alışkanlık haline getirilmemelidir. yüksek doz östrojen uygulaması için doğum kontrol haplarında bahsedilen sakıncalı durumların çoğu, spiral (rİa) uygulaması için ise ria uygulamasında bahsedilen sakıncaların tümü aynen geçerlidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;avantaşları ve gebelikten korunma dışındaki yararları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;gerçekten istenmeyen ve oluşması durumunda sosyal ya da tıbbi problemler oluşturabilecek gebeliklerin önlenmesi için oldukça etkili bir yöntemdir. ancak koruyuculuğun&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;%100&lt;/font&gt;&lt;/u&gt; olmadığını bilmek gerekir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;dezavantajları ve riskleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;yüksek doz östrojen kullanımındaki kısa vadeli dezavantaj ve risklerin çoğu ile rİa kullanımı ile ilgili tüm dezavantaj ve riskler aynen geçerlidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;yan etkiler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;kullanılan östrojen normalin çok daha üstünde bir doz olduğundan bulantı ve kusma olasılığı daha yüksektir. bunun dışında yüksek doz östrojen uygulaması ilk günlerde lekelenme yapabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
</item><item>
<title>Gebeliğe Hazırlık</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/gebelige_hazirlik.html</link>
<description>bir çiftin yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biri belkide en önemlisi bebek sahibi olmaya karar vermektir. daha önceki jenerasyonlarla mukayese edildiğinde günümüzde, çocuk sahibi olup olmamaya karar vermek daha çok kontrolümüzdedir. 1990 lı yıllarda kadınların çoğunluğu ileri yaşlarda bebek sahibi olmayı tercih ediyorlar. bir kadının en verimli dönemi 20 li yaşlarının ilk yılları dır. 35 yaşından sonra ise doğurganlık özelliği giderek azalmaya başlar.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Öyle yada böyle, 20 li,30 lu hatta 40 lı yaşlardasınız bebek sahibi olmaya karar verdiğinizde şansınızı artıracak pek çok şey artık size bağlı. bütün mesele karar vermede çünkü her şeyi dikkate alarak karar verdiğinizde zamanlamayı doğru yaptınız demektir. hamile kalma şansınız, hem sizin hem eşinizin genel sağlık durumu ve yaşam biçiminize bağlıdır. vücudunuzu hazırlamanız ve şansınızı artırmanız için ise almanız gereken bazı önlemler vardır.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;sigarayı bırakın ve alkollü İçki kullanımını azaltın&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Çok sigara içmek hamilelik şansınızı üçte bire indirir; hamilelikte düşük ve kanama riskini artırır. alkol de doğurganlığınızın düşmesine neden olur; bu yüzden, hamile kalmak istiyorsanız, kendinizi günde bir kadeh şarapla sınırlamalısınız.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;dengeli beslenin&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;genel sağlığınız için dengeli beslenme büyük önem taşır. beslenme rejiminizde mutlaka bol taze meyve ve sebzeye, esmer ekmeğe, makarna, pirinç, baklagiller, yağsız süt ve süt ürünleri, balık ve beyaz etlere yer vermelisiniz. yağ ve şeker tüketiminizi azaltmalısınız.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;gerilim ve endişeden kurtulun&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;gerilimden kurtulmak doğurganlığınızı artıracak; yaşama zevkinizi ve cinsel arzunuzu geliştirecektir. psikolojik baskılar, kadının da erkeğin de cinsel verimliliğini düşürür. kadınlarda ovülasyonu engellerken erkeklerde sperm üretimini azaltır, erken boşalma ve iktidarsızlığa yol açar.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;takviye İlaç alın&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;doktorlar hamileliğin 12. haftasına kadar günde 0.4 mg folik asit almanın bebeğin omurga ve omurilik sorunlarıyla doğma riskini % 70 oranında düşüreceğini söylüyorlar. eczanelerden satın alınabileceği gibi, folik asit bolca yeşil, lifli sebzelerde ve tahıl ürünlerinde bulunur.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;doğum kontrolüne son verin&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Şayet doğum kontrolü olarak hap kullanıyor idiyseniz, kullanmayı bıraktıktan sonra tam bir adet döneminin geçmesini yani hormon yapınızın eski haline dönmesini beklemek özellikle doğumun gerçekleşeceği tarihi belirlemek açısından son derece önemlidir</description>
</item><item>
<title>Anne Olmak İsteyen Kadınların Kabusu: Düşük</title>
<link>http://www.diyeti.net/Diyet/anne_Olmak_Isteyen_kadinlarin_kabusu:_dusuk.html</link>
<description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;doğum kontrol hapları düşüğü arttırıyor ...!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;marmara Üniversitesi tıp fakültesi kadın hastalıkları ve doğum anabilim dalı Öğretim Üyesi prof. dr. neşe kavak kendisi de düşük yaşamış bir doktor. kavak, hamile kalan her üç kadından birinin başına gelen düşükle ilgili tıp dünyasında yapılan son çalışmalarla ilgili bilgi verdi:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;20 hafta !&lt;br&gt;&lt;font color=#ff0000&gt;düşük tam olarak nedir ?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;düşük, gebeliğin, yirminci gebelik haftasından önce sonuçlanması, yani bitmesidir. İlk 20 haftadaki kayıpları biz düşük diye tanımlıyoruz. gebelik n0 haftalık bir süreçtir, yirminci haftadan sonra olursa olay erken doğuma girer. diğer bir tanımı da 500 gramın altındaki bebeğin doğumu ya da kaybıdır. İlk haftalar daha tehlikelidir, düşüklerin yüzde 62’si gebeliğin ilk 12 haftasında, yani ilk üç ayında ortaya çıkar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;düşüğe neler neden olur ?&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;en sık düşük nedeni yüzde 60 ihtimalle kromozom anomalileridir. bebeğin yapısında genetik bir problem vardır. yaradılışında bir problem varsa, doğa bunları kendiliğinden eler ve bebek düşer. İkinci sıradaki düşük nedeni ise bilinmeyen nedenlerdir. her yüz düşükten otuzunun nedeni bulunamaz. Çok küçük bir oran da, annenin enfeksiyonları nedeniyle görülür ama bunlar tekrarlayan düşük nedeni kabul edilemez. yine travmalar düşüklerin nedenlerinden biridir. annenin karnının üzerine düşmesi, çarpması da düşük nedenleri arasındadır. annenin yumurtalığında tümör çıkması da düşüğe neden olabilir. anne adayının tiroit ya da nedenlerinden biridir. günümüzde şehirli kadınların geç yaşta doğumu tercih etmesi, düşükleri artırıyor. otuzundan sonra anne olmaya başlayan kadınlarda kromozomal sorunlar artıyor. dolayısıyla düşüklerin görülme sıklığı da artıyor. doğum kontrol haplarını kullanıp bıraktıktan sonra hemen hamile kalan kadınların bebeklerinde kromozom anomalisi görülme riski çok fazla. bu da düşüğü artıran bir neden. o yüzden biz doğum kontrol hapını bırakan hastalara muhakkak iki ay korunmalarını öneriyoruz. İki aydan sonra hamile kalmalarını teşvik ediyoruz ki, bebekte bir poblem olmasın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kürtaj Şart değil&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;* düşükten sonra mutlaka kürtaj yapılmalı mı?&lt;br&gt;düşüğün tedavisi anne adayının durumuna göre değişir. eğer aniden çok kanama başlar ve şiddetli kanama olursa bütün materyal kendiliğinden dışarı atılmış olabilir. o zaman kürtaja gerek kalmaz ama yine de bunun ultrasonla izlenmesi gerekir. rahmin içi temizse sorun yoktur. ama çok kanaması olduğu halde rahmin içinde atılmamış parçalar varsa, o zaman temizlik için kürtaj gerekir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* İlk gebeliğinde kürtaj yaptıranların sonradan düşük yapma riski artıyor mu? &lt;br&gt;Öyle bir olay yok ama kürtajın iyi bir elde yapılması çok önemli. Özellikle küçük dönem gebeliklerde ilk 8-10 haftaya kadar sadece vakum kürtajı öneriyoruz. Çünkü 